.

 

SONUÇLAR

     Bu çalışma, Diyânet İşleri Başkanlığı'na bağlı İstanbul Haseki ve Konya Selçuk Eğitim Merkezi'nde öğretmen, kursiyer ve mezûnları üzerine yapılmış bir alan çalışması olup, bu konu üzerinde yapılmış ilk ciddi çalışma özelliğine sahiptir.

     Araştırmada genel anlamda, ihtisas eğitim merkezlerindeki eğitim ve öğretimin mevcut durumu tesbit edilmeye çalışılmıştık. Karşılaşılan problemler, kursiyerlerin ve mezûnların kurstan elde ettikleri beklentilerin gerçekleşip gerçekleşmediği, müfredat programları gibi konular incelenmiştir.

     Araştırma problemleriyle ilgili bilgiler, ölçme, metot ve teknikleri çerçevesinde konulara uygun ölçümler yapabilecek şekilde geliştirilmiş anketler vasıtasıyla toplanmış ve bulgular değerlendirilmiştir.

     Bu alan çalışmasına İstanbul Haseki Eğitim Merkezi'nden 37 kursiyer ve 6 öğretmen ile Konya Selçuk Eğitim Merkezi'nden ise 26 kursiyer, 7 öğretmen ve 6 mezûn katılmıştır. Hazırlık ve ihtisas sınıflarındaki dersler, imtihan sistemleri, eğitim merkezlerinin daha cazip hale getirilmesi gibi konularda öğretmen, kursiyer ve mezûnların görüşlerine yer verilmiş, alınan cevaplar tablolar halinde gösterilmiş ve yorumlanmıştır.

     Anketlerin değerlendirilmesi sonucu, öğretmen, kursiyer ve mezûnların önerileri maddeler halinde ve konu başlıklarına ayrılarak tasnif edilmiştir.

     Bu araştırmanın temel amacı, İstanbul Haseki ve Konya Selçuk Eğitim Merkezi öğretmen, kursiyer ve mezûnlarının program uygulamaları hakkındaki görüşlerini alarak, karşılaşılan sorunları belirlemek; bu görüşlerin ışığında öneriler geliştirmektir.

     Bu araştırma sonucunda örneklem oluşturan öğretmen ve kursiyerlerle ilgili kişisel bilgiler belirlenmiştir. Ayrıca mezûnların eğitim merkezleri ile ilgili değerlendirmeleri açık uçlu sorularla, tesbit edilmiştir. Bunun yanında öğretmenlerin hizmet içi eğitim kursları hakkındaki görüşleri, meslekteki kıdemleri, akademik çalışmaları ile ilgili durumlar da belirlenmiştir.

     Eğitim programları ile ilgili bulgular; amaçlar, muhteva, öğretme ve öğrenme süreçleri, değerlendirme ile ilgili bulgular alt başlıklar halinde düzenlenmiş ve ayrıntılı amaçlarda belirtildiği şekilde test edilmiştir. Örneklemi oluşturan elemanların anket sonuçlarına verdikleri cevapların değerlendirilmesi elle yapılmıştır. Uygulanan anketler sonunda her soruya verilen cevaplar yüzde ve sayı (frekans) biçiminde tablolaştırılmıştır. Anket sorularına verilen cevapların yüzdesi aşağıda gösterilen formülle bulunmuştur.

                       k

        Y= -------------  x 100

                      n  

        n = Bir gruptaki ölçüm veya gözlemlerin sayısı

        k = Katılım

     Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre sonuçlar çıkarılmış ve öneriler geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar kişisel durumlarla eğitim programlarına ait bulgulara dayanılarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kişisel durumlarla ilgili sonuçlar öğretmen ve kursiyerler için duruma göre ayrı ayrı, bazen de aynı tablolarda gösterilmiştir.

     Eğitim programlarına ait sonuçlar ise, amaçlar, muhteva, eğitim süreçleri ve değerlendirmeye ait sonuçlar olarak aşağıda ifade edilmeye çalışılmıştır.

 

   A. ÖĞRETMEN VE KURSİYERLERLE İLGİLİ SONUÇLAR

     Eğitim merkezlerindeki öğretmen ve kursiyerlerin tamamının erkek olduğu anlaşılmaktadır. Meslekteki kıdemleri itibariyle genel olarak yeterli tecrübeye sahip oldukları, akademik çalışmalarla mesleklerinde ilerlemeye çalıştıkları görülmektedir.

     Bu eğitim merkezlerinde kurs gören kursiyerlerin 1/4'ü 25-30, 1/4'ü 31-35 yaş grupları arasında olduğu anlaşılmaktadır.

     Öğretmen ve kursiyerlerin tamamına yakını İmam-Hatip Lisesi mezûnu iken, öğretmenler Yüksek İslâm Enstitüsü'nden, kursiyerlerin de İlâhiyat Fakültesi'nden mezûn olduğu ortaya çıkmıştır.

     B. EĞİTİM PROGRAMLARI İLE İLGİLİ SONUÇLAR

     1. Amaçlarla İlgili Sonuçlar

     İstanbul Haseki ve Konya Selçuk Eğitim Merkezi kurslarının genel bir amacı olduğu fakat, hazırlık ve ihtisas sınıflarında okutulan dersler için ayrı ayrı amaçların açık ve net bir şekilde belirtilmediği görülmektedir.

     Bir ihtisas kursu olan "Müftü ve Vaizler" in yüksek dini eğitimden sonra, bu kurslara katılması bir ihtiyacı ortaya koymaktadır. Ancak; bu kursların ihtisas yönetmeliğinin bir an önce çıkarılması ve amaçların açık ve net bir şekilde her ders için özel olarak belirlenmesi gerektiği hususunda öğretmen, kursiyer ve mezûnlar görüş birliği içindedir.

     Eğitim merkezi öğretmenlerine girdikleri derslerin amaçlarını yazmaları istenmiştir. Her öğretmen, kendi dersinin özel ve genel amaçlarını maddeler halinde yazmıştır.

     Amaçlara tam olarak ulaşılmayışının nedenleri arasında, ders programlarının yetersizliği ve belirsizliği, muhtevanın amaçlara yeterince dönük olmaması gelmektedir.

     2. Muhteva İle İlgili Sonuçlar

     Her iki eğitim merkezinde, kursiyerler bazı derslerin kursun amaçlarını yerine getirebilmesi için seçmeli veya mecburi olarak konmasını istemektedirler. Hitâbet ve Vaaz, Diyânet İşleri Başkanlığı Mevzûatı ve İdârecilik dersi gibi derslerin kurs programına alınmasını istemektedirler.

     Öğleden sonra yapılan mütalâalarda serbest çalışma, ertesi günkü derslere hazırlanma gibi konularda olumlu görüş belirtilirken, bu mütalâa saatlerinde ders yapılmaması istenmektedir.

     Kursiyerlerin Tefsir, Hadis, Muhâdese ve Nahiv derslerine karşı ilgi duydukları ortaya çıkmıştır. İlgi duyulmayan dersler sorulmasına rağmen isim belirtilmemiş, fakat ders işlenen mütalâaların sevilmediği anlaşılmıştır.

Öğretmenlerin de girdikleri derslerin amaçlarını, önem verdikleri konular izah etmişler, kursiyerlerin temel İslâm bilimlerinde doğrudan başvurma yeteneğini sağlamak için çaba gösterdiklerini ifade etmişlerdir. maaş veriyor maaş veriyor.

 3. Eğitim-Öğretim Süreçleri İle İlgili Sonuçlar

     Eğitim  merkezlerinin süresinin 30 ay olması konusunda öğretmen, kursiyer ve mezûnlar aynı fikri paylaşırken, bunun özlük haklarına yansımadığını ifade etmektedir.

     Derslerin, teneffüslerin ve öğle tatilinin süreleri hakkındaki görüşler de yer almış, öğretmenlerin derslerde en çok kullandıkları öğretim metotları hakkında bilgi verilmiştir.

     Öğretmen ve kursiyerlerin, kursta kazandıkları tecrübeleri uygulama safhasına koymaları, geniş bir zamanda kitlelere anlatmaları için, gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı görevlerde bunun pekiştirilmesi konusunda görüş birliği içindedirler.

     Öğretmen ve kursiyerlere göre, derslerde en çok takrir metodu uygulanmakta, soru-cevap metoduna ara sıra yer verilmektedir. Kursiyerler bu derslerde, düz anlatım ve soru-cevap metoduyla birlikte konuların durumuna göre uygulamalı öğretimin de yapılmasını, göze kulağa hitabeden araçlarla ders işlenilmesini istemektedirler.

     Elde edilen bulgular, anlatım ve soru-cevap metotlarının bu derslerde başarılı bir şekilde uygulandığı, ancak bunların yetersiz kaldığı, araç-gereç kullanma yöntemine yer verilmediği, yaşayarak öğrenme ilkelerinin uygulandığı sonucuna bizi götürmektedir.

     4. Değerlendirme İle İlgili Sonuçlar

     Kursiyerlerin kurstaki başarı durumları genel olarak "iyi" ve "çok iyi" derecelerde gerçekleşmektedir. Sınavlar daha çok kursiyerlerin başarısını belirlemeye ve verilen konuların öğrenilip öğrenilmediğini anlamaya yönelik olarak yapılmaktadır.

     Kursiyerlerin başarısının değerlendirilmesi konusunda öğretmen ve kursiyerler genel olarak sadece ders içi davranışlar ve derse ilgi seçeneğinde yığılma göstermişlerdir.

     Kursiyerlerin başarısının ölçülmesi, üç aylık dönemler sonunda Arapça olarak yapılan yazılı imtihanın genelde kursun amaçlarına yönelik olarak uygun bir değerlendirme olduğunu ifade etmişlerdir. Kursiyerler sözlü ve bütünleme sınavlarının yapılmasının faydalı olabileceğini belirtmişlerdir.

     İhtisas eğitim merkezinin son üç ayında müftülük stajı yapılması konusunda öğretmen ve kursiyerler aynı fikri paylaşmaktadır. Eğitim merkezlerinin daha cazip hale getirilmesi gerektiğini ifade eden öğretmen ve kursiyerler bunun üniversiteye bağlı bir enstitü şeklinde hizmet vermesiyle, asıl hüviyetine kavuşacağı düşüncesindedirler.

     Kursiyerlerin tayinleri konusunda da Diyânet İşleri Başkanlığı'nın üzerine çok büyük görev düştüğünü ifade eden öğretmen, kursiyer ve mezûnlar bir an önce her iki eğitim merkezinden mezûn olanların gördükleri eğitim, çektikleri sıkıntı ve mahrumiyetlere bir ceza olarak değil, mükafat verilerek gerektiği düşüncesindedirler.

 

.