VEHBİ AKŞİT  KİŞİSEL WEB SİTESİ

KUR'AN KURSU ÖĞRETİCİLERİNE VERDİĞİM SEMİNER NOTLARI

     
 
   
KUR'AN KURSU ÖĞRETİCİLERİNE VERDİĞİM SEMİNER-GİRİŞ BÖLÜMÜ
BİR YAZ PROGRAMI PROJESİ
DİN GÖREVLİLERİNE VERİLEN SEMİNER- POWER POİNT PROGRAMI
2005 YILI HAC SEMİNERİ
 
 
 
 

 

 
 

 


 

   
     
 
     
 
   

YAZ KUR'AN KURSLARI ÖĞRETİM PROGRAMI

BÖLÜM I

GİRİŞ

 

GEREKÇE

 

Kur’an-ı Kerim, Allah’ın insanlığa gönderdiği son ilahi kitaptır ve Müslümanlar için mukaddestir. Müslümanların inanç, ibadet ve davranışlarında olduğu gibi gündelik yaşantılarında da Kuran-ı Kerim’in özel bir yeri vardır. Müslümanlar, işlerine başlarken “Besmele” çekmeyi, işlerini tamamlayınca da “Elhamdülillah” demeyi; herhangi bir nimete kavuşunca şükretmeyi, ölüm ve benzeri hadiselerle karşılaşınca “Biz Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz” mealindeki ayetleri okuyarak sabretmeyi ve teselli bulmayı inançlarının gereği kabul ederler. Bunun gibi her Müslüman günlük ibadetlerinin dışında yola çıkarken, cenazede, kabir ziyaretinde veya herhangi bir anda Kur’an okur, okutur ve dinler. Kur’an’ın tecvit üzerine güzel bir sesle ve doğru okunması da Müslümanlar için çok önemlidir. Bir Müslüman’ın Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun olarak okuyabilmesi, Kur’an’dan bir kısım sure veya ayetleri namaz esnasında okumak için ezberlemesi kaçınılmazdır. Bütün bunlara ilaveten bir Müslüman’ın Kur’an’ın nelerden bahsettiği hakkında bilgi sahibi olmak gibi bir yükümlülüğü de vardır.

Kur’an’ı usulüyle kıraat etmek, ezberlemek ve anlamaya çalışmak, Hz.Peygamber devrinden bu yana Müslüman toplumlarda hayati bir önem arz etmiştir. Şüphesiz bunda Kur’an’ın bizzat yönlendirmeleri kadar, Hz. Peygamber’in Kur’an’ın öğrenilmesi, öğretilmesi, anlaşılması, okunması ve mesajının iyi kavranarak hayata geçirilmesi yönündeki emir ve tavsiyeleri de rol oynamıştır. Nitekim her Müslüman toplum gibi, Türkler de bin yılı aşkın bir süreden beri Kur’an eğitim ve öğretimine büyük önem vermişlerdir. Kur’an eğitimi ayrıca dini eğitimin mihverini oluşturduğu için, din eğitimi veren kurumların öğretim programlarında önemli ve öncelikli bir yere sahip olmuştur; hatta “Daru’l-Kurra” adı verilen müstakil eğitim kurumları oluşturulmuştur.

Kur'an-ı Kerim’in dili, Arapça’dır. Bu yüzden Kur'an-ı Kerim’in doğru bir biçimde okunabilmesi Arap alfabesinin öğrenilmesini gerektirir. Kur'an-ı Kerim'in, tarihsel süreç içinde diğer Arapça metinlerden farklı olarak kendine özgü bir okunma biçiminin oluştuğu bilinmektedir. Türkler de ilk dönemlerden beri Kur'an-ı Kerim’i, Arapça’nın fonetik yapısı ve tecvit kuralları çerçevesinde ortaya çıkan bu kendine özgü okunuş biçimine bağlı kalarak okuya gelmişlerdir.

Cumhuriyet döneminde Kur’an eğitim-öğretiminin verildiği yerlerin başında Kur’an Kursları gelmektedir. Toplumu din konusunda aydınlatmakla yükümlü olan Diyanet İşleri Başkanlığı, din eğitimi faaliyetlerini öncelikle camiler ve Kur’an Kursları aracılığıyla yürütmektedir. Kur’an Kursları, yaygın din eğitimi kurumlarıdır. Başlıca üç tip Kur’an kursundan söz edilebilir:

Ø     Ağırlıklı olarak ilköğretimi bitiren öğrencilere yüzünden Kur’an okuma usullerinin  öğretildiği Kur’an Kursları,

Ø     Yukarıdaki kursu başarıyla tamamlayan ve Kur’an’ı baştan sona ezberlemek isteyen öğrencilere Hafızlık eğitimi veren Kur’an Kursları,

Ø     İlköğretim 5. sınıfı tamamlayan öğrencilere tatil döneminde Kur’an okuma ve temel dini bilgiler veren Yaz Kur’an Kursları.

Yaz Kursları, örgün eğitim sürecinde bulunan gençlerin dinin temel bilgilerini öğrendikleri önemli eğitim-öğretim merkezleridir Bu kurslar vasıtasıyla öğretim süreci içinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ile genel dini bilgiler kazanan gençler, kendi dinleri olan İslam’ın temel inanç prensipleri, uygulanması gereken ibadetler ve toplumsal hayatın içinde dinle iç içe geçmiş olan ahlaki prensipler hakkında bilgi sahibi olmaktadır; dini yükümlülüklerini yerine getirebilmek için gerekli dua ve sureleri ezberlemekte, Hz.Muhammed’in örnek hayatından davranış modelleri çıkarmaktadırlar. Ayrıca bu kurslara katılanlar özellikle ve ağırlıklı olarak Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okumayı öğrenmekte, onu mealiyle birlikte okuma alışkanlığı kazanmaktadırlar.

Bu kurslar, din eğitimi çevresinin önemli bileşenlerinden olan Cami ile yetişmekte olan neslin ilişkisinde önemli roller üstlenmektedir. Gençlerin hayatlarını anlamlandırma süreçlerinde karşılaştıkları sorunların çözümünde kendilerine destek sağlayacak bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor davranışlar kazanmalarına önemli katkılar sağlamaktadır.

Yaz Kur’an Kursları, ayrıca milli birlik ve beraberliği perçinleyen, sevgi, saygı ve dostluk bağlarını güçlendiren, vatan, millet, bayrak, şehitlik ve gazilik gibi milli değerleri özümseten; bir arada yaşama ve sorumluluk bilincini geliştiren bir perspektifi de hedef kitlesine kazandırmaktadır.

Bilim ve teknolojideki gelişmeler, eğitim ortamlarının ve öğreticilerin bu ortamlardaki rollerinin değişmesi ve çeşitlenmesi, günümüz insanının din konusundaki ilgi ve ihtiyaçlarının giriftleşmesi, öğrenenlerin  sağlıklı din bilgilerini edinebileceği yetkin kaynak arayışı, "hayat boyu öğrenme" ve "öğrenmeyi öğrenme" gibi evrensel yaklaşımlar, Yaz Kur’an Kursları’nda şimdiye kadar informal düzeyde gerçekleştirilen din eğitimi etkinliklerinin, çağdaş program geliştirme yaklaşımlarını temel alan bir düzleme kavuşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede Yaz Kur’an Kursları’nın düzenlenme zaman ve yerleri; kurslara devam eden öğrenenlerin bilgi düzeylerinin farklılıkları ve bu kurslardan beklentileri; öğreticilerin yetiştirilmesi ve denetimi; öğrenenlerin devamı ve takibi; öğretim programının mahalli ihtiyaçlara göre esnek-çerçeve bir öğretim programı içinde karşılanması gibi hususlar, bu kursların, yeniden ele alınmasını gerekli kılmaktadır.

Eğitim Bilimi, Halk Eğitimi, İletişim Bilimi ve Yaygın Din Eğitimi Bilimi’ndeki gelişme ve yaklaşımlar göz önünde bulundurulduğunda, Yaz Kur’an Kursları’nın revizyonu adı geçen Kursların “Kur” esasına uygun olarak düzenlenmesi ile sağlanabilir. Kur, belli amaçlara ulaşmak üzere kendi içerisinde belli bir bütünlüğü olan, fakat ulaşılmak istenilen ana hedeften de ayrı düşünülmeyen öğrenme birimlerinden oluşan yapıya denir. Kur sisteminin, özellikle öğrenenlerin, öğrenme alanlarındaki bilgi ve beceri düzeyleri dikkate alınarak yapılandırılması esastır. Öğrenenlerin, böyle bir yapılandırılmada, daha önce elde ettikleri bilgi ve becerileri tekrarlamalarının önüne geçerek öğrenme sürecinde vakit kaybını önlenmiş olur. Belli bir konudaki öğrenme alanları, kur esasına göre yapılandırıldığında, öğrenen bütünün bir parçasını tamamladığında, başka bir parçasını elde eder. Burada elde ettiği bilgi ve beceriyi kaybetmediği sürece başka bir mekan ve zamanda programın geri kalan kısmını tamamlama imkanına sahip olur. Kur sistemi, öğrenenlerin, bilgi ve becerilerine uygun olarak gruplara ayrılmalarına imkan verir; Öğrenmede esneklik sağladığı gibi bireysel farklılıkların göz önünde bulundurulmasına da fırsat verir. Öğrenenlerin, çeşitli aktiviteler için kendi zamanlarını planlayarak aynı zamanda bu kurslara devam edebilmelerini kolaylaştırır. Netice olarak, Yaz Kur’an Kursları’nda hedeflenen amaçların gerçekleşmesi, uygulama ve öğrenme-öğretme sürecinde karşılaşılan problemlerin büyük ölçüde önüne geçilmesi, “Kur” sistemiyle en üst seviyede sağlanır.

 

YAZ KUR’AN KURSLARI ÖĞRETİM PROGRAMININ TEMEL YAKLAŞIM

Yaz Kur’an Kursları, “Kur’an-ı Kerim’i ve mealini öğrenebilmeleri, dini bilgilerini geliştirebilmeleri amacıyla” Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetiminde en az ilköğretim 5. sınıfı bitirmiş olan öğrencilere yönelik olarak yaz aylarında camiler, Kur’an Kursları ve belirlenen diğer mekanlarda açılan kurslardır. Bu kurslara kayıtlar, ilk ve ortaöğretim kurumlarının yıl sonu tatiline girdiği ilk hafta yapılır, ikinci haftadan itibaren de öğretime başlanır. Yaz Kur’an Kursları’na ilköğretim 5. sınıfı tamamlayan öğrencilerden lise son sınıfa kadar tüm ilk ve ortaöğretim kademelerinden öğrenciler yararlanır. Bu itibarla yaz kurslarına devam eden öğrenciler, çoğunlukla 12-18 yaş grubundan oluşmaktadır. Öğrencilerin gelişim özellikleri ile birlikte Yaz Kur’an Kursları öğretim programı düzenlenirken aşağıdaki yaklaşımlar benimsenmiştir:

Ø     Bugüne kadar Kur’an ve dini bilgiler öğretimini mutad tarzda yürütmekte olan bu kurslar, ortaya çıkan değişmeler ve ihtiyaçlar çerçevesinde öğrenenlerin bilgi ve becerilerine göre ayrıştırılmalarını esas alan “Kur” sistemine göre yapılandırılmıştır, program 3 kur halinde düzenlenir ve yürütülür. Her kur 3 haftalık bir eğitimden oluşmaktadır.

Ø     Bu kurslarda gerçekleştirilecek eğitim, “Kur’an’ Yüzünden Okuma Becerisini Kazandırma” ile  “Temel İslam Bilgileri”ni kapsamaktadır.

Ø     Yaz Kur’an Kursları’nın “Temel İslam Bilgileri Eğitimi” verilen  yaygın din eğitimi kurumları olduğu göz önünde bulundurularak öğretim programında hedef-öğrenen-konu üçlüsünü birlikte değerlendiren bir eğitim anlayışı esas alınmıştır.

Ø     Eğitim programının öğrenme alanları, Kur’an, İtikat, İbadet, Siyer ve Ahlak’ı kapsamaktadır.

Ø     Her kurda söz konusu öğrenme alanları ile ilgili belli düzeyde bilgi ve becerilerin kazandırılması amaçlanmıştır.

Ø     Eğitim programı, çerçeve esnek program anlayışına dayalı olarak hazırlanmıştır. Bu çerçevede öğreticiler, öğrenenlerin ilgi ve ihtiyaçları çerçevesinde gerekli gördükleri konuları öğretime dahil edebelicekleri gibi, öncelikle işlenmesi gereken konuları öne alabilecek veya ileriki haftalara aktarabileceklerdir.

 

ÖĞRENME-ÖĞRETME SÜRECİNDE UYULMASI GEREKEN İLKELER

 

1.           Eğitim-öğretim süreci boyunca Anayasanın din özgürlüğü (laiklik) ilkesi göz önünde bulundurulacak, din, vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğü ile çelişen etkinliklere yer verilmeyecektir.

2.           Öğretim programı aracılığıyla öğrenenlere kazandırılmak istenen temel bilgi ve beceriler, öğrenenin gerçek yaşamdaki ihtiyaçlarıyla örtüşmelidir.

3.           Konular, öğrenenlerin genel kültürleri ve pedagojik gelişimleri göz önünde bulundurulmak suretiyle, sevgi-ilgi-bilgi dengesi gözeten bir yaklaşımla işlenecektir.

4.           Öğrenenlerle birlikte kullanılacak ders araç ve gereçleri mutlaka Diyanet İşleri Başkanlığı’nca hazırlanmış veya kullanımına Başkanlıkça izin verilmiş (Dinimi Öğreniyorum, Peygamberimi Öğreniyorum, Kitabımı Öğreniyorum, Kur’an Okumaya Giriş, Kur'an-ı Kerim Meali, İlmihal ve Dini Terimler Sözlüğü, ses ve görüntü kasetleri vb.) kaynaklardan yararlanılarak, onların yaşanan dini hayatı görüp algılamalarına imkan verenlerinden seçilecektir.

5.           Öğrenenlerin öğretim ortamı dışından getirdiği yanlış ve eksik dini bilgi ve anlayışlar, pedagojik bir yaklaşımla ele alınarak düzeltilecektir.

6.           Konuların işlenmesinde öğrenenin bilişsel ve duyuşsal özgeçmişi göz önünde bulundurularak, örnekler günlük hayattan seçilerek verilecektir.

7.           Konular, mutlaka ilgili ayet ve hadis mealleriyle desteklenecek, okuma parçaları ve hikayelerle açık ve anlaşılır hale getirilecektir.

8.           Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okuma öğretiminde harf ve kelimelerin doğru telaffuzuna özen gösterilecek, ancak mahreç üzerinde öğrenenlere bıkkınlık verecek şekilde ısrar edilmeyecektir.

9.           Kur’an öğretiminde, Türkçe mealinden okuma alışkanlığının kazandırılması üzerinde önemle durulacak, Kur’an’ı Arapça metninden okumanın değeri yanında Türkçe mealinden okumanın da önemi vurgulanacaktır.

10.       Kur’an öğretimine esas olarak hazırlanacak olan Elif-Ba kitabında yer alan örnekler mümkün olduğunca ezberlenecek sure ve dualarda yer alan kelimelerden seçilecektir.

11.       Üçüncü Kur’da Kur’an’ı yüzünden okuma konusunda bir sınırlama söz konusu değildir. Öğrenenler, dilerlerse yüzünden okuma hızlarına göre Kur’an’ın baştan sona okunmasını gerçekleştirebilecektir.

12.       Kur sisteminde 3. kur nihai öğrenme birimi niteliği taşımamaktadır. Bu anlamda 3. kuru başarı ile tamamlayan öğrenciler, daha sonraki dönemlerde 3. kura yeniden kayıt yaptırarak Kur’an’ı Kerim’in hatmine devam ederken öğreticinin belirleyeceği sure ezberlerini de gerçekleştirebilecektir.

13.       Kur’an’ı Kerim’in yüzünden okutulması sırasında öğrencilerin ibadetlere katılım ihtiyacı göz önünde bulundurularak namazlarını kılabilecek kadar sure ve duanın öğretilmesine çalışılacaktır. Bu sure ve duaların öğretilmesi Latin harflerinden değil, öğreticinin okumasına dayalı olarak orijinal metin üzerinden gerçekleştirilecektir.

14.       Dinin, milli kültürü oluşturan önemli unsurlardan biri olduğu gerçeği göz önünde bulundurulacaktır.

15.       İnanç-davranış ilişkisinin önemi üzerinde durulacaktır.

16.       Peygamberlik ve peygamberlere iman konuları işlenirken, Peygamberlerin sıfatları da öğretime dahil edilecektir.

17.       Dini öğrenmenin, teorikle uygulama arasındaki sıkı ilişki ile oluştuğu mümkün olduğunca dikkate alınarak, öğretimin cami ve cemaatle bağlantısı sağlanacaktır.

18.       Öğrenenlerin kurs süresince cemaatle ibadet ve benzeri dini kültürel etkinliklere katılımı mümkün olduğunca teşvik edilecektir.

19.       Öğrenenlerin iyi birer vatandaş olabilmeleri ve sosyalleşebilmeler için dini ahlaki bilgi ile sağduyulu duygu ve davranışlar özendirilip, ödüllendirilecektir.

20.       İbadetlerin, Allah'a karşı sevgi, saygı ve şükran duygularının ifadesi olmasının yanında, kişinin sağlığına, toplum fertlerinin birbirine sevgi ve saygı ile bağlanmalarına, yardımlaşmalarına, dayanışmalarına imkan veren; fert ve toplum ilişkilerinin iyi ve düzenli bir şekilde yürütülmesine yarayan, insanı erdeme ve mutluluğa götüren kazanımları fark ettirilecektir.

21.       Peygamberimiz Hz.Muhammed ile ilgili konular işlenirken, onun model kişiliği ile ilgili örnekler verilecektir.

22.       Milli birlik ve beraberliği güçlendirici sevgi, saygı, kardeşlik, arkadaşlık, dostluk bağlarını pekiştirici; vatan, millet, bayrak, sancak, şehitlik, gazilik gibi milli değerlerin ve kavramların, öğrenenler tarafından benimsenmesine özen gösterilecektir.

23.       Milli birlik ve beraberliğe olumsuz etki eden dinle bağlantılı satanizm, ateizm, reenkarnasyon gibi düşünce akımları ve Misyonerlik etkinlikleri hakkında da gerekli bilgiler, yeri geldikçe verilecektir.

24.       Eğitim-öğretim sürecinde bireysel öğretim, diğer öğrencilerin katılım isteğini zayıflattığından mümkün olduğunca her öğrencinin katılımını sağlayacak düzenlemeler tercih edilecektir.

25.       İtikat, ibadet ve Siyer öğretiminde mümkün olduğunca görsel-işitsel öğretim tekonolojilerinden yararlanılmaya çalışılacak, imkanlar yeterli olmadığı takdirde bazı konuların öğretimini destekleyen görsel materyallerin toplu gösteriminin sağlanması yönünde Müftülüklerce destek sağlanacaktır.