Ramazan ayından sonra Kameri aylardan Şevval ayı
gelir. Şimdi bizler Şevval ayı içindeyiz. Şevval ayı
Ramazan bayramıyla başlayan bir aydır. Bu ayda
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hiç terk etmediği
altı gün oruç vardır.
Hz. Eyyüb el-Ensarî’den rivayetle Peygamber (s.a.s.)
Efendimiz:
"Bir kimse Ramazan ayı orucunu tutar ve ona
ilaveten Şevval ayında altı gün oruç tutarsa bütün
bir seneyi oruçla geçirmiş gibi olur" buyurmuştur.
Bu hadis, Ramazan-ı Şerif ayından sonraki Şevval
ayında altı gün oruç tutmayı teşvik etmektedir.
Böylece, bir yıllık oruç tutmanın sevabı vaad
edilmektedir. Bunu her sene böyle yapan da ömür boyu
oruç tutmuş gibi olur. Ramazan orucundan sonra
Şevval ayında da altı gün oruç tutmakla, bütün sene
oruç tutmuş gibi mükafat verilmesi, yapılan
ibadetler ve taatler on misli katlandığı içindir.
Çünkü Cenab-ı Hak:
“Her kim hayırlı bir işle gelirse, kendisine, onun on
misli sevab vardır.”
buyurmaktadır. Öyle ise tutulan oruç on ay yerine
geçer. Altı günün on misli de altmış gün yani iki ay
olur, ikisini toplarsak, hepsi 360 (üç yüz altmış)
eder. Ki, miladi-şemsi takvime göre sene 365 gündür.
Yani bu müslüman, 365 günün 360’ını oruç tutmuş
olarak geçirecek. Niye 365 değil de 360 denilirse,
cevabı şudur: Çünkü bu beş gün bayram günleridir.
Bir gün Ramazan, diğer dört gün de Kurban
Bayramıdır. Bu beş günde oruç tutmak haramdır. Yüce
Allah’ın katında her şey bir ölçüye göredir.
Demek oluyor ki, Ramazan ayında orucunu tutup,
Şevval ayında da altı gün oruç tutan bir müslüman
senenin tamamında oruç tutmuş sayılacaktır. Bu
orucun meşru kılınmasındaki sır şudur: Ramazan
ayının peşindeki oruç, farz namazların peşinden
kılınan sünnet namazları gibidir. Nasıl ki bu
sünnetler, farzlardan olması muhtemel kusurları
telâfi ediyorsa, Şevval ayında tutulan oruç da
Ramazan orucunda bulunması muhtemel kusurları telâfi
eder. Ayrıca oruç ibadetinden usanılmadığı da ifade
edilmiş olur.
Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Zira
Sevgili Peygamberimiz bu günler de hem oruç
tutmuşlar ve hem de tutulmasını tavsiye etmişlerdir.
Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe
tutulması daha faziletli olmakla birlikte ay
içerisinde aralıklı tutmak da mümkündür. Kaza ve
adak oruçlarının bugünlerde tutulmasıyla da aynı
sevap elde edilir.
İçinde bulunduğumuz Şevval ayında mutlaka bu orucu
tutmaya gayret gösterelim. Bu oruç, bizler için bir
müjdedir. Bu fırsatı kaçırmayalım ve iyi
değerlendirelim.
Müslim, Sıyâm 204, (1164); Tirmizi, Savm 53,
(759); Ebu Dâvud, Savm 58, (2432)