 |
|
MAVİ KURDELE |
|
11.03.2006 |
Okuyup beğendiğim bir hikayeyi paylaşmak
istiyorum.
NewYork'ta yaşayan
bir öğretmen, lise son sınıftaki öğrencilerinin
diğer insanlardan farklı özelliklerini vurgulayarak
onurlandırmaya karar vermiştir. California Del
Mar'dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş
süreci kullanarak her öğrencisini teker teker
tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve
kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti.
Sonra her birine üzerinde altın harflerle "Siz
çok önemlisiniz!" yazılı birer mavi kurdele
verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne
gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla
sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir
öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan
bu töreni gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi.
Öğrenciler daha sonra sonuçları takip edecek, kimin
kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta
boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi.
Çocuklardan biri,
gelecekteki kariyer çalışmaları için kendisine
yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey
görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi
kurdeleyi iliştirmişti. Ardından, iki tane daha
kurdele vermiş ve; "Sınıfta bu konuda bir
projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini
bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara
ekstra kurdele de verin. Böylece onlarda bu projenin
devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha
sonra; lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin"
diye rica etti. O gün üst yönetici, suratsız biri
olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar
verdi. Patronun odasına girdi ve onu "'iş
dünyasında bir deha olduğundan ötürü" takdir
edip örnek aldığını söyledi. Bu Mavi kurdele'yi
yakasına takması için izin verip vermeyeceğini
sordu. Şaşkına dönen patron; "Tabi ki"
şeklinde cevap verdi. Yönetici de Mavi kurdeleyi,
patronun tam kalbinin üstüne ceketine iliştirdi.
Ekstra kurdeleyi verirken de; "Bana bir iyilik
yapar mısınız? Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak
istediğiniz birine verir misiniz? Bunu bana veren
çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu
kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş.
Böylece "bunun, insanları nasıl etkilediğini
belirleyeceklermiş" dedi.
O gece patron
evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına
oturdu. Bu gün inanılmaz bir şey oldu dedi.
Ofisteydim üst düzey yöneticilerimden biri içeri
geldi, bana hayran olduğunu söyleyip "İş
dünyasında bu kadar başarılı olduğum için"
ğöğsüme bu kurdeleyi iliştirdi. Bir hayal etmeye
çalış, benim bir dahi olduğumu düşünüyor. "Siz
çok önemlisiniz!" yazılı bu kurdeleyi tam
ğöğsümün üstüne taktı. Bana ekstra bir kurdele verdi
ve onurlandıracak başka birini bulmamı istedi.
Arabayla eve
gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi
onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin.
Ben "seni" onurlandırmak istiyorum. Sana pek
ilgi gösteremiyorum. Günlerim aşırı yorucu geçiyor.
Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen
derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı
toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum. Oysa bu
gece bir şekilde buraya oturup, sana benim için ne
kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim.
Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli
insansın. Sen mükemmel bir çocuksun. ''Seni
Seviyorum'' diye devam etti. Şaşkına dönen çocuk
şimdi ağlamaya başlamıştı. Bütün vücudu titriyordu.
Başını kaldırdı, gözleri yaş içinde olarak babasına
baktı ve "Yarın intihar edecektim. Baba, ben
senin..... çünkü ben senin beni hiç sevmediğini, hiç
önemsemediğini düşünüyordum. Ama artık her şey çok
farklı. Şu an baba oğlunun hayatını kurtardın!"
Sizin de sevginizi duymak, hissetmek isteyen
insanların var olduğunu sakın Unutmayın!
|