|
SEMPOZYUM |
|
1. DİN HİZMETLERİ SEMPOZYUMU |
|
DİNİ DANIŞMANLIK
VE REHBERLİK HİZMETLERİ
MEDYADA DİN HİZMETLERİ: RADYO-TV, İNTERNET VE BASIN |
Vehbi
AKŞİT
Kütahya
Müftülüğü
Kuran
Kursları Müdürü
1.
Konunun Önemi
İnsanoğlu toplumdaki yerini ve başarısını anlatım
gücüyle sağlayabilir. Dava ve idealler anlatılarak
topluma mal edilir. Eğitim-öğretim büyük ölçüde
hitabete dayanır. Yazılmış kitaplar yetmez, ayrıca
öğretmenin, hocanın ve hatibin konuşmasına ihtiyaç
duyulur.
Ses sanatı olan musiki parçalarının usûlüne uygun
icra edilmesi ne kadar önemli ve gerekli ise, söz
sanatı demek olan hitabetin de usulünce kullanılması
aynı derecede önemli ve gereklidir. Çok güzel bir
parçayı gerektiği şekilde okuyamayan solist nasıl
ayıplanırsa, haklı davasını güzelce ortaya koyamayan
hatip de aynı şeyle tenkit edilmekten kurtulamaz. Bu
sebeple sosyal hayat açısından hitabetin vazgeçilmez
bir nitelik taşıdığı ve öneminin büyüklüğü
ortadadır.
Toplumumuzdaki insanların bilgi ve kültür seviyesi
sürekli artmaktadır. Özellikle büyük kentlerde çok
hızlı bir değişim görülmektedir. Yüksek öğrenim
görmüş, dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen,
farklı kültür ve hayat tarzları arasında
karşılaştırmalar yapabilen, sorgulayıcı ve
araştırıcı bir yaklaşımla olaylara bakan bir
dinleyici (cemaat) kitlesi oluşmuştur. Öte yandan,
Avrupa Birliğine girmeye aday olduğumuz bir
dönemde, yakın gelecekte dinler ve kültürler arası
diyalogların daha da sıklaşacağı bir gelecek
ülkemizi beklemektedir. Bu gelişmeler karşısında din
hizmetlerinin etkin ve verimli olabilmesi, ancak bu
görevi yapabilecek kişilerin mesleki kalitelerinin
yükseltilmesine bağlı gözükmektedir.
Halkın bilgi ve gelişmişlik seviyesinin gerisinde
kalan, eski bilgi ve anlayışları ısrarla sürdüren
kimselerin eliyle yürütülen bir din hizmetinin
tatmin edici sonuçlara ulaştırması beklenemez. Bunun
için yapılması gerekenler:
a.
Din görevlilerinin öğrenim seviyelerini
sürekli olarak yükseltmeye yönelik düzenlemelere
gidilmesi,
b.
Lisansüstü akademik çalışmalara özendirilip,
teşvik edilmesi,
c.
Bu yola girmiş olanlara bazım imkân ve
kolaylıklar sağlanması büyük önem taşımaktadır.
2.
Medyada Din Hizmetleri ve Medyada Din Müşavirliği
Bugün medyadaki din hizmetleri tam bir kargaşa
yaratmakta, her kanal kendince bir din yorumu
yapmaktadır. Bunun yerine iletişim araçlarında dini
konuların, araştırmalarıyla tanınan ve geniş kabul
gören, akademik unvana sahip, uzman kimseler
tarafından anlatılması, kabul düzeyini arttırıcı bir
etki meydana getirmektedir. Buna karşılık, farklı
yorum ve değerlendirmelere açık, ya da ancak uzman
kişilerin içinden çıkabileceği bir kısım teknik ve
ayrıntılı konuların ilahiyatçılar tarafından geniş
halk kesimleri önünde tartışılmasının kafa
karıştırıcı, şüphe uyandırıcı, güven azaltıcı bir
etki meydana getirdiği de bir gerçektir. Bu bakımdan
ilim adamlarımızın öncelikle kendi aralarında
uzlaşmaları gereken meseleleri halkın huzuruna
taşımamaları, hem kendilerinin saygınlığı hem de
samimi bir dini yöneliş içerisindeki kişilerin ruhi
ve manevi sağlıkları açısından büyük önem
taşımaktadır. Ayrıca dini inanç ve değerlere art
niyetle yaklaşan kimselerin haksız tenkit ve
karalamalarının da önüne geçilmiş olur.
Özellikle ulusal ve mahalli medya, gerek televizyon,
radyo ve gerekse gazete ve son zamanlarda oldukça
yaygınlaşan internet medyasında dini konularda uzman
kişilere ihtiyaç vardır. Büyük gazetelerin zaman
zaman attıkları manşetlerde, dini bilgiden yoksun
olarak, inanan insanları rencide eden başlıklar
attığı görülmüştür. Mesela, 15.05.2006 tarihinde
Yeni Asya gazetesi yazarı Serdar Murat’ın köşesinde
yazdığı “Zor
bir Cuma günü geçirdik. Hatta bazı gazetelerin, `Kara
Cuma ` manşetini atmaya hazırlandığı
bir gündü. Borsa düştü. Zaten hafta başından beri
keskin iniş ve çıkışları vardı. Döviz çıktı. Birkaç
yıldır geriye giden döviz geçen hafta içinde yüzde
6.4 develüe oldu. Adını sadece düğünlerde ve
kadınların gününde hatırladığımız altın, son 25
yılın en üst seviyesine ulaştı ve faizler arttı.”
Şimdi burada Müslümanlar için kutsal sayılan ve
övülen, mü’minlerin bayramı olarak kabul edilen bir
gün olan Cuma gününün başına “Kara” kelimesinin
getirilmesi hoş olmamıştır.
Kurban Bayramı sebebiyle, önceki yıllarda Suudi
Arabistan’da hac vazifesini yerine getiren hacı
kardeşlerimizin intikalleri için Türkiye’den
kiralanan otobüsler sebebiyle, Türkiye’de bayram
seferleri konusunda otobüslerin azlığından şikâyet
edilirken, “Bu sene Hac mevsiminin Kurban
bayramına rastlaması” sebebiyle atılan
başlıklar, medyada dini konularda bilgili ve uzman
ilahiyatçılara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. En
azından böyle başlıklar atılırken “ilahiyat ya da
dini konular danışmanı istihdam etmeleri olması,
sonunda gazetelerin cahilane manşet atmalarına engel
olacaktır.
Falanca kişinin cenaze namazı kılındı haberini
verirken, bir caminin avlusunda secdeye giden
cemaatin resminin basılması, haberi yapan kişinin
cenaze namazı ile normal namaz arasındaki farkı ayıt
edebilecek kadar dini bilgisinin olmadığını ortaya
koymaktadır.
Yine, “falanca caminin müftüsü”,
“falanca caminin vaizi” gibi teknik olarak doğru
olmayan tabirler, vaaz yapılan mekânın kürsü
olduğunu bilmeden, “hoca kubbeden yaptığı vaazda”
tabirleri veya “hocanın hutbeden verdiği vaazda”
gibi teknik olarak dini terimlerin yerinde ve yanlış
kullanılması gibi durumlar zaman zaman olmaktadır.
Ve bu haberleri yayınlayan adı büyük gazeteler
maalesef gazetede bu gibi haberleri yaparken, acaba
bu dini terimleri yerinde kullanıp kullanmadığını
sorabilecek bir danışmanın veya müşavirin olmaması
gibi eksikliklerden kaynaklanmaktadır.
Aynı
şekilde radyo, televizyon, yazılı basın ve internet
basınında da, özellikle manşet haberlerin, iç
sayfalardaki haberlerin yazımlarında kulaktan duyma
bilgilerle hareket eden muhabirlerin çelişkili
manşet atmalarına ve haber yazmalarına engel
olunabilir.
2007
Ramazan ayında Kütahya’da yayın yapan bir mahalli
televizyonda, dini sohbet programını izlerken,
programa katılan emekli bir İmam-Hatibin şu sözleri
de aslında bu işlerin ehil insanlara verilmesinin ne
kadar elzem olduğunu göstermektedir.
Programı sunan kişi, Müslüman olarak dünyaya gelen
bizlerin ne kadar bahtiyar olduğunu, ancak Müslüman
olmayan Yahudilerin, Hıristiyanların ve Mecusilerin
de inşallah Müslüman olmaları halinde huzura
kavuşacağını söyledi. Programa katılan emekli din
görevlisi, çok büyük bir bilgiyi aktarırcasına
şunları söyledi: “ Hıristiyan ve Yahudilerin
Müslüman olabilmesi için kelime-i şehadet
getirmeleri yeterli. Ancak Mecusilerin Müslüman
olabilmesi için iki din değiştirmesi gerekir. Ancak
o zaman Müslüman olabilirler.” demesi ve sunucunun
“Sayın hocam, yani Müslüman olmak için “Eşhedü enla
ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve
rasülühü” demesi Mecusiler için yeterli olmuyor mu?
Bak ben bunu bilmiyordum demesini hiç unutamıyorum.
Daha sonra bu programa katılan emekli din görevlisi
ile yaptığım görüşmede, söylemiş olduğu sözün
kaynağını sorduğumda, “Vallah müdür bey ben de
bilmiyorum, bir sohbette böyle duymuştum” demekle
yetindi.
Ulusal ve mahalli basında köşe yazarı olarak,
İslam’ı anlatabilmek, bu konuda makaleler, yazılar
yazmak aslında kişisel maharet isteyen bir
özelliktir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, Din
Hizmetleri Dairesi Başkanlığına bu konuda büyük
görevler düştüğüne inanıyorum.
Her
ilde dini konularda kabiliyetli, televizyon, radyo
programları yapabilen, kitleleri peşinden
sürükleyebilen, mahalli gazetelerde özellikle Cuma
günleri Cuma sohbeti şeklinde yazılar yazabilecek,
hatta imkânlar elverdiğinde mahalli gazete için,
Cuma sayfası, Ramazan sayfası hazırlayabilecek
şekilde yetişmiş elemanlara ihtiyaç vardır. Bu
konuda Diyanet İşleri Başkanlığı hizmet içi eğitim
kursları düzenleyebilir. Konunun uzmanları
tarafından verilecek dersler ile yetişmiş İlahiyat
Fakültesi mezunu müftü, müftü yardımcısı, müdür ve
vaiz gibi unvanlara sahip görevlilerin bu konularda
görev almalarını. Müftülüklerde basın ve halkla
ilişkiler sorumlusu şeklinde bir istihdamın olması
gereklidir diye düşünüyorum.
3. Medyada Ramazan Ayı Hizmetleri-Radyo ve Tv Konuşmaları
Ramazan ayı münasebetiyle, İl ve İlçe Müftülükleri,
camilerimizde en iyi şekilde uygulanmak üzere vaaz
ve irşad programları, mukabele programları
hazırlamaktadır. Halktan gelen ramazan, oruç, zekât,
fıtır sadakası gibi konulardaki sorulara cevap
verebilecek uzman görevliler müftülüklerin fetva
hatlarında görevlendirilmektedir.
Bunun yanında yazılı ve görsel medyadan il ve ilçe
müftülüklerinden ramazan ayı boyunca hazırlanan dini
programlara katılarak, sunucuların sorularına ve
canlı yayında vatandaşlardan gelecek sorulara cevap
verebilecek seviyede yetişmiş, uzman görevlilerden
istifade etme konusunda talepler gelmektedir. İlgili
mevzuat gereği bu talepler, müftülüklerde görüşülüp,
eğer bu konuda program yapabilecek etkili ve
yetenekli kişiler varsa, medyaya yardımcı olunmakta,
valilik veya kaymakamlıklarca alınan onaylar ile
görevlendirmeler yapılmaktadır.
Türkiye’deki resmi ve özel radyo ve televizyonlarda
(Ramazan ayında, Mübarek gecelerde, din ve ahlak
programlarında) yapılan konuşmalar, önemli yer
tutmaktadır. Hiç şüphesiz, bir başka programda dini
bir konu ele alınarak din adamlarınca işlenecek
olursa, bu da “dini konuşma” olur. Dini
ilimler konusunda belli bir yetişmişlik düzeyinde
olmayan kişilerin dini konularda yapacakları
konuşmalar “dini konuşma” sayılmaz. Tabii
olarak, dini muhteva ve esaslardan yoksun
konuşmalar, din adamları tarafından yapılmış olsa
bile “dini konuşma” olmaz.
Dini
hitabetin, dinleyicisi en çok ve pek çeşitli olan
türünü Radyo-TV’lerdeki dini konuşmalar
oluşturmaktadır. Bu sebeple, Radyo-TV konuşmaları
büyük önem arz etmektedir.
4. Radyo ve TV’lerde Dini Konuşmaların Faydası
“Genel tebliğ imkânı” demek olan bu konuşmaların en
büyük faydası, yegâne bilgi kaynağı radyo ve
televizyon olan insanların, dinî gerçekleri net bir
şekilde duyma ve öğrenmelerinin ancak bu yolla
mümkün olmasıdır. Dini, herkese ulaştırma ve anlatma
görevi de büyük ölçüde Radyo-TV aracılığı ile yerine
getirilmiş olmaktadır.
Çoğu
saatlerini radyo dinlemek veya televizyon
seyretmekle geçiren günümüz insanlarına medya
imkânları ölçüsünde dinî gerçekleri ulaştırmak,
hizmeti topluma yaygınlaştırmak demektir. Bu yüzden
bu imkândan en iyi şekilde faydalanmak gerekir.
İşte, Ramazan ayı veya mübarek gün ve gecelerde
görev alacak, sohbet ve mevlit programlarında
konuşma yapmak ve dua etmek üzere görevlendirilen
kişilere rehberlik edecek konuşma metinlerinin,
konuların, dua örneklerinin yer aldığı ve Diyanet
İşleri Başkanlığı internet sitesinde yer almasını
arzu ettiğim konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde
TRT-1, TRT GAP ve TRT-4 te yayınlanan “İslam’ın
Aydınlığında” isimli programın görüntülerinin
yer alması, örneklik açısından çok isabetli
olmuştur. Yine aynı şekilde, radyo programlarının da
ses kayıtlarının ve metinlerinin olmasında büyük
yarar vardır.
Son
yıllarda ulusal alanda yayın yapan TV’lerde, Diyanet
İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı
Doç. Dr. Nihat HATİPOĞLU’nun farklı ve kendine özgü
üslupla sunduğu Dosta Doğru isimli programlar, halk
tarafından büyük beğeni kazanmaktadır. Yine 2007
Ramazan ayı münasebetiyle, basın ve medyada
hazırlanan Ramazan ayı programları ile Ramazan
sayfalarının da yine uzman kişilerce hazırlanmasına
özen gösterilmesi takdire şayan bir hizmet olmuştur.
Ramazan ayında medyada sunulan bu hizmetlerin sadece
bir ay sınırlı olması, 11 ay boyunca bazı tv ve
radyolar haricinde dini konularda program
yapılmaması da son derece üzüntü vericidir.
Ancak, milletimizin büyük değer verdiği Ramazan ayı
gibi kutsal ve Kur’an’ın indirildiği mübarek
mevsimi, dolu dolu yaşamanın yolu, yazılı ve görsel
medyayı, dini konularda uzman, kültürlü kişiler
tarafından kullanılmasını sağlamaktır.
Bu
konuda ne yapılabilir? Diyanet İşleri Başkanlığı Din
Hizmetleri Başkanlığı, Dini Programlar konusunda
kabiliyeti olan uzman kişileri, basında,
televizyonda, radyoda daha verimli hale getirebilmek
için, bu konuda tecrübeli ve profesyonel bir
eğitimle eğitmelidir. Her ilde en azından üç kişiyi
veya ilde bulunan tv, radyo, basın yayın
organlarının sayısına göre, bu konuda istekli,
arzulu olan görevlileri eğitmeli, bu eğitimi alan
kişiler de bulundukları ilde görev alabilecek
kişileri eğitmelidir.
Bir
ramazan ayı boyunca en azından görev yapılan il veya
ilçede bir televizyon veya radyo mutlaka vardır.
Yazı yazabilecek basılı veya internet ortamında
yayın yapan mahalli bir haber sitesi mutlaka vardır.
Bu konularda kabiliyetli kişilerin eğitimi ile halka
ulaşmada, kitleleri dini konularda bilgilendirmede
son derece faydalı programlar yapmak mümkündür diye
düşünüyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2005 yılı Ramazan
ayında il ve ilçe müftülüklerine gönderdiği Ramazan
Ayı Vaaz Projesi, vaaz ve irşad programlarında
etkili olmuş, daha sonra bu proje içinde yer alan 52
konunun “Kürsüden Öğütler 52 Konuda Vaaz Örnekleri”
isimleri eseri büyük bir boşluğu doldurmuştur.
Dini
hitabet alanında, kürsülerden konuşulacak Kürsüden
Öğütler kitabı gibi, radyo ve televizyonlarda
kullanılacak örnek konuşma metinlerinin yer aldığı
“Radyo-TV, Mübarek Gün ve Gecelerde, Merasimlerde
Yapılacak Konuşmalar” adı altında bir temel kitabın
yayınlanmasında fayda görüyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı 2007 Ramazan ayı sonunda
yapılan vaaz ve irşad programlarında camilerden
yapılan vaazların metinlerini, var ise ses
kayıtlarını veya görüntülerini, müftülüklerden bir
yazı ile istemeli, uygun olanlarını, yayınlanmaya
değer bulananları konularına göre tasnif etmelidir.
5. Vaaz Ve Konuşma Metinlerinin Kaynağı
Hazırlanacak olan bu metinler yine Başkanlığın
internet sitesinde yayınlamalı, hatta bir portal
haline getirilmeli. Bu konuda kabiliyeti olanların
hazırlamış olduğu vaaz, konuşma metinlerini belge ve
dokümanları paylaşıma açması sağlanmalıdır.
Türkiye’de 81 ilimizde İl Müftümüz, İl Müftü
yardımcıları, Müdürler, Vaizler, Vaizeler, Din
Hizmetleri uzmanları görev yapmaktadır. Yine,
İlahiyat Fakültesi mezunu hitabet yönünde
kabiliyetli kişiler vardır. Bu kişilerden istifade
edilerek, bir vaaz portalı, irşad portalı, hitabet
portalı oluşturulabilir. Yani vaizlerimiz haftalık
vaazlarını hazırlarken, Diyanet İşleri Başkanlığı
internet sitesinden istifade etmelidir. Daha önce
Diyanet Aylık Dergide yayınlanan vaazlardan, en
azından bir vaaz metni konulmalıdır.
Yayınlanacak olan vaazlar ve konuşmalar,
http://vaaz.diyanet.gov.tr
http://hitabet.diyanet.gov.tr,
http://irsad.diyanet.gov.tr
gibi alt domainler halinde yayınlanmalıdır. Bu vaaz
irşad sitesine giren bir görevlimiz, çeşitli
konularda, farklı kişiler tarafından hazırlanan vaaz
metinlerini kolaylıkla bulabilmelidir. Diyanet
İşleri Başkanlığı internet sitesinde bir alt
kategori olarak başlanmasını düşündüğümüz bu
internet sitesi uygulaması daha sonra müstakil hale
getirilebilir.
Böylece, 81 ilde ve ilçelerde görev yapan, İl
Müftüsü, Müftü Yardımcısı, İlçe Müftüsü, Müdür, Vaiz
gibi görevlerde olan kişiler, bir konuşma yapacağı
zaman, başvuracağı bir kaynağa kavuşmuş olurlar diye
düşünüyorum.
Vaazların, dini gün ve gecelerde, özel merasimlerde
yapılan konuşmaların, duaların (açılış, karşılama,
anma ve veda konuşmaları), radyo ve tv’lerde yapılan
sohbetlerin metinlerinin yazılı hale getirilip,
özellikle herkesin ulaşabileceği bir internet
sitesinde yayınlanması çok büyük bir hizmet
olacaktır.
Toplanan bu bilgiler kategorilere ayrılarak, ana
başlıklar ve alt başlıklar halinde, mesela, iman ile
ilgili vaazlar, ibadet ile ilgili vaazlar, siyer ile
ilgili vaazlar, ahlak ile ilgili vaazlar, mübarek
gün ve geceler ile ilgili vaazlar, muhtelif
konularla ilgili vaazlar ana bölümleri halinde
kategoriler oluşturulabilir. Sonra bunlara bağlı alt
başlıklar, alt başlıkların da var ise bir alt
başlığı şeklinde yüzlerce, binlerce vaaz metni,
konuşma metnini oluşturmak mümkün olabilecektir.
Hatta bu konuda paylaşıma açık, kontrollü forumlar
oluşturmak bile mümkündür.
Bu hizmeti Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri
Dairesi Başkanlığı üstlenmeli, internet sitesi
hazırlama, forum yönetme gibi bilgilere sahip
kişiler gerek merkezde gerekse taşrada
görevlendirilmelidir.
Elinde Kurban Bayramı ile ilgili bir adet vaaz metni
bulunan kişi, bu sayede aynı konuda belki de onlarca
vaaz metnini görebilecek, böylece bulunduğu il ve
ilçede vaaz yaparken, radyo ve televizyonlarda
konuşma yaparken farklı metinlere ulaşma, bu farklı
metinleri görev yaptığı cemaate aktarabilme,
anlatabilme imkânına kavuşacaktır.
6. İnternet Medyası ve İnternet Sitelerinde Din Hizmetleri
İnternet, din hizmetleri için çağdaş insana geniş
imkânlar sunmaktadır. Kendisine ait bilgisayarı
bulunan bir kişi, günün ve gecenin her saatinde,
hafta sonlarında, tatillerde dini hizmetlerden
faydalanabilecektir. Bireye herhangi bir zaman
sınırlaması getirilmeyecektir. Öğrenme yaşı ve
konusu bakımından da bir sınırlılık söz konusu
değildir. Din eğitimi programlarını izleyen birey,
evinde, otelde veya tatilde, kısacası her yerde dini
hizmetlerden yararlanabilir. Öte yandan uzaktan din
hizmetlerinden yararlanmak için belli bir yaş
sınırlaması veya belli bir takım eğitim
kurumlarından mezun olma şartı da aranmamaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı kurumsal olarak
www.diyanet.gov.tr
ismi ile internet sitesi yayın yapmakta, bu site
daha çok kurumu tanıtan bilgiler, Mevzuat, Yayınlar,
Din Hizmetleri, Kurul Kararları, Dini Bilgiler,
Açıklama ve Duyurular, Linkler ve bunlara bağlı alt
başlıklar ile; Kur’an-ı Kerim ve Meali, Kur’an
Okumaya Giriş, 40 Hadis, Dini Sorular, Hac ve Umre,
Başkanlık Kütüphanesi, Ziyaretçi Defteri, Üye Kayıt,
Diyanet İntranet, Kurum Personel Bilgileri, Namaz
Vakitleri; Bilgi Edinme, İletişim, Diyanet Webmail
gibi başlıklar bulunmaktadır.
Sempozyumu düzenleyen Başkanlığımız Din Hizmetleri
Dairesi Başkanlığı ise, Din Hizmetleri bölümünde
Dini Vakitler, Hutbeler, Kutlu Doğum Haftası
Etkinlikleri, Engellilere Yönelik Hizmetler, Ramazan
Ayı Vaaz ve İrşat Programları alt başlıkları yer
almaktadır.
Din Hizmetleri Başlığı altında, Örnek
Vaazlar-Konuşmalar bölümü eklenebilir veya bir alt
domain olarak
http://vaaz.diyanet.gov.tr
şeklinde bir bölüm açılarak, bahsedilen konular
buraya konabilir diye düşünüyorum. Sitede yer alan
Örnek Vaazlar 1 ve 2.ciltler de büyük bir boşluğu
doldurmaktadır. 120 den fazla vaaz projesini ihtiva
eden Ramazan Vaaz Projesi tamamlandığında bir ikinci
52 vaaz metni de yayınlandığında, her hafta Cuma
günleri vaaz eden bir vaizin elinde sahih kaynaklara
dayalı ve güvenilir bir şekilde hazırlanan vaaz
metinleri hazır bir şekilde bulunmuş olacaktır.
Çeşitli kaynak kitaplardan derlenerek, ayet ve
hadisler ışığında hazırlanmış güvenilir, uzman
kişiler tarafından kontrol edildikten sonra internet
sitesine konan bu metinler, mesleği konuşmak olan ve
halkı irşad vazifesi ile görevli vaizlerimiz,
müftülerimiz için vazgeçilmez bir başucu kitabı,
kaynağı haline gelecektir.
Bu metinler kendi aralarında bir kategoriye tabi
tutulup, 1, 3, 5, 10, 20 sayfalık metinler halinde
farklı kişilere ait metinler olacaktır. Aynı konuda
farklı bir üslupla işlenen konuları okuyan vaizler,
hazır dokümanları kullanabilecekleri gibi, kendileri
de ilaveler de bulunarak, mevcut metinleri
geliştirebileceklerdir.
Aynı şekilde okunduğunda süre bakımından da 5, 10,
20, 30, 60 dakikalık metinleri bulabilme imkânı da
olacaktır.
Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesinde yer
alan hutbeler gibi, yapılan örnek vaazlar,
konuşmalar da yayınlandığın takdirde, internetin
getirdiği kolaylık ile tüm din görevlileri bu
dokümanlara kolayca ulaşacaklardır. Diyanet İşleri
Başkanlığı personeli, her konuda, nerede ve ne zaman
kendisine ihtiyaç duyulsa, başvuracağı, bilgi
alabileceği bir kaynağa böylece kavuşmuş olacaktır.
www.vehbiaksit.com internet sitemde vaaz ve
irşad konusunda örnek bir forum açtım. Arzu edenler
bu forumdan istifade edebilir.
www.vehbiaksit.com/forum
Yine hac konusunda
www.kutahyamuftulugu.gov.tr/hacforumu adresinde
hac ile ilgili irşad hizmetleri konusunda bilgi
sahibi olabilir, bilgilerini paylaşabilir.
TEKLİFLER:
1.
Medyaya düşen görevler: Şu anda olmayan ancak varlığının birçok
dini kavramların yanlış kullanılmasına mâni olacak
olan Medyada Din Müşavirliği gibi, dini danışmanlık
gibi bir kavramın artık bütün radyo, televizyon ve
basılı yayın organlarında olması gerektiğini
düşünüyorum. Bunun alt yapısının da yine Diyanet
İşleri Başkanlığı ile koordine edilerek çözülmesi
gerekmektedir. Böylece ulu orta, kulaktan duyulan
bilgilerle manşet atılması engellenmiş olacaktır.
Bunun kaynağı da Medya kuruluşları, özellikle dini
konulardaki eksikliklerini gidermek için, atacağı
manşetlerde dini hassasiyetleri göz önüne alarak,
mutlaka dini konularda donanlı en az İlahiyat
Fakültesi mezunu olup, Başkanlıkta, Milli Eğitimde
çalışan kişilerden istifade etmelidirler.
2.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na düşen görevler:
Özellikle mübarek gün ve gecelerde, Ramazan ayında,
Kurban bayramında vatandaşı dini konularda
aydınlatmak için, medyanın yararlandığı kişiler
Diyanet İşleri Başkanlığı mensupları oluyor. Bu
konuda yetenekli kişilerin illerden tespit edilip,
Ankara’da veya İstanbul’da profesyonel ekipler
tarafından televizyon yayıncılığı konusunda
Başkanlık personelini eğitmekte, bilgilendirmekte
fayda vardır diye düşünüyorum.
3.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Dairesi Başkanlığına
Düşen Görevler: Gelişen internet teknolojisinin kullanılarak,
www.diyanet.gov.tr internet sitesi içinde,
http://vaazlar.diyanet.gov.tr,
http://vaazirsat.diyanet.gov.tr,
http://vaazportali.diyanet.gov.tr isimlerinden
biriyle, radyo tv konuşmalarının kaynaklarını, yine
basında yazılacak olan dini yazıların kaynakları
konusunda kaynak bilgi ve dokümanlar
hazırlanmalıdır. Böylece, Tüm Türkiye’de Başkanlık
mensuplarının aynı dili konuşmaları sağlanmış olur.
4.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu
Başkanlığına düşen görevler:
“Kürsüden Öğütler 52 Konuda Vaaz Örnekleri” konulu tek ciltlik kitabın
başka vaaz örnekleri ile çoğaltılması ve
vaizlerimizin eline Başkanlığımızın gözetim ve
denetiminden geçmiş metinlerin ulaştırılmasının
faydalı olacağını düşünüyorum.Bu konuda Din İşleri
Yüksek Kurulu Üye ve uzmanlarına da büyük görevler
düşmektedir.
5.
Diyanet İşleri Başkanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığına
düşen görevler: Bu konuda Bilgi İşlem Dairesi, teknik alt yapıyı hazırlayıp, vaaz
portalı, hitabet portalı gibi Din Hizmetleri Dairesi
Başkanlığı ile koordineli çalışarak, vaizlerimizin
istifade edeceği bir kaynağı internet ortamında
hazırlamalıdır. Her Cuma konuşan bir vaizimiz, vaaz
edeceği konuların dokümanını da yine kendi
teşkilatının internet sitesinde bulmalıdır. Bu
portala, Başkanlığımızın merkez ve taşra
teşkilatında görev yapan mensuplarımız, kendi
hazırlamış oldukları konuşma metinlerini, vaaz
metinlerini tüm meslektaşlarıyla paylaşmış
olacaklardır. İnternet sitesinde aynı konuda ancak
farklı kişiler tarafından hazırlanmış yüzlerce metin
bulma imkânı olacaktır.
6.
Dini Yayınlar Dairesi Başkanlığına düşen görevler: Özellikle piyasada bulunan vaaz ve irşat
ağırlıklı kitapların, Din İşleri Yüksek Kurulu ile
istişare edilerek, vaaz edilebilir olanlarının
vaizlerimize, din görevlilerimize tavsiye
edilebilecek olanların tesbiti konusunda çalışmalar
yapmalı, cami kürsülerinde konuşulacak konular
yanında, basında yazılacak yazılarda, radyo ve
televizyonda konuşulacak konularda vaizlerimize, din
görevlilerimize örnek metinlerin hazırlanmasında
gayret göstermelidir.
SONUÇ
Bugün yazılı ve görsel medyada, Diyanet İşleri
Başkanlığına bağlı yetişmiş görevlileri görmek
istiyorsak yapılması gereken, bu konuda kabiliyeti
olan kişilerin tespit edilerek, başkanlıkça uzman
kişiler tarafından ve bizzat basında, televizyonda
ve radyoda görev alan profesyonel kişiler tarafından
bir eğitimden geçirilmesi gerekir. En azından her
ilden nüfusuna göre ve mevcut basın yayın
organlarının sayısına göre görev alacak kişilerin
tespit edilmesi lazımdır.
Sınırlı dakikalar içinde, muhatapsız olarak stüdyoda
gerçekleştirecek konuşmalar, konuşmacı açısından
büyük güçlüklerle doludur. Bu sebeple başarılı bir
sunuşta bulunabilmek için her şeyden önce mikrofon
heyecanını yenmek, ses ve heyecanına hâkim olmak
gerekecektir.
Dini bilgi ve hitabet konusunda cami kürsülerinde
görevlerini ifa eden müftü, müftü yardımcısı, vaiz,
müdür, imam-hatip, kuran kursu öğreticisi
unvanındaki görevlilerimizin ekran karşısında,
radyoda, basında verimli olabilmesi ancak
kendilerinde var olan bilginin uygun üslupla
dışarıya yansıtılması halinde, çok güzel
programların yapılacağına yürekten inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve
saygılarımla selamlıyorum.
KAYNAKLAR:
3.
http://www.tumgazeteler.com/?a=1498668
4.
İlhan Yıldız, “Dini Yayıncılıkta İnternet”, II.
Uluslar Arası Dini Yayınlar Kongresi, Diyanet İşleri
Başkanlığı Yayınları, Ankara -2005, s. 231.
5.
Kürsüden Öğütler 52 Konuda Vaaz Örnekleri, Diyanet
İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2006, 587
sayfa.
|