|
Hac
Hakkında Yazılan Kitaplar |
|
HAC - Ali ŞERİATİ - Pınar
Yayınları |
HAC
Hacc tecrübesi bana
neler öğretti.
Kişi hacca giderken
kendi kendine "hacc ne demektir diye sormalı ve haccın Allah'a doğru yükselmesi
olduğunu bilmelidir." Hacc ibadeti pek çok şeylerin aynı anda gösterisidir.
Gösteride Allah,
sahnenin yöneticisidir. Adem, İbrahim, Hacer ve şeytan başlıca karakterleridir.
Sahneler Mescid'ûl Haram, haram bölge(Mıntıka-i Haram) meş'a (Safa-Merve
arası)Arafat, Meş'ar (Arafat'la Mina arasında hacıların gece kaldığı ve şeytan
taşlamak için taş topladığı yer) ve Mina’dır. Önemli semboller Kâbe, Safa, Merve,
gündüz, gece, güneş ışığı, güneşin batışı ve kurbandır. Kostüm ve makyaj ihram,
halk ve taksirdir. Hacc'a giden kişiler erkek, kadın, genç ve yaşlı siyah beyaz
ne olursak olalım Allah'la şeytan arasındaki karşılaşmada Adem İbrahim ve
Hacer'in rolü tarafımızdan oynanır. Hacc'da şunlar şöyle yapılmalı böyle
yapılmalı gibi şeylerden ziyade Hacc'ın Müslümanlara niçin farz olduğu üzerinde
durulup öğrenilmesidir.
BOŞ BİR FELSEFEYİ RED
Hayat yaşadığımız
şekliyle tiyatroyu andırır. Kişi gayesiz, gece ve gündüzleri izler. Gün be gün
yaşamayı temel kabul eden insanın yönü yoktur. Amacı sadece yaşamaktır."Yaşayan
bir bedende ölü bir ruhtur var olan. Ama Hacc olayı bu sağlıksız durumu
değildir. İnsan Hacc'a gitmeye karar verdi mi gerekli adımı attı demektir.
Hacc'ı gerçekleştirme yoluna girilmiştir. Hacc gayesizliğin karşıtıdır. Evinden
çıkacaksın Allah'ın evini (BEYTULLAH) veya insanların evini ziyaret et, çevreni
terk et, pak topraklara git orada Meş'ar-i Haramın cana can katan seması altında
Allah'la (CC) karşılaşabilirsin. Çektiğin yabancılıklar bitecektir. insan
sonunda kendini bulacaktır.
ALLAH'A ULAŞMA
Hacc, haram aylardan
Zilhiccede yapılır. Mekke toprağı asûde ve huzur doludur. Çöl korku nefret ve
savaşın yerine barış ve güvenlikle tanınır. Halkın Allah'la karşılaşmaya serbest
olduğu bir ibadet havası hakimdir. Sen ey çamur, Allah'ın ruhunu ara ve O'nun
ardından git davetini kabul et O'nu görmek için evini terk et. O seni bekliyor.
İnsan varlığı, gaye, Allah'ın ruhuna yaklaşmak olmadıkça bir saçmadan başka bir
şey değildir. Seni Allah'tan uzaklaştıran bütün şu ihtiyaç ve doymak bilmez
arzularından sıyrıl. Dolayısıyla Hacc'a giden sonsuz insan göçüne katıl. Kâdir
Allah'ı gör ! Hacc için evinden ayrılmadan önce bütün borçların ödenmelidir.
Yakınlarına veya dostlarına karşı duyduğun bütün nefret ve kızgınlıklar yok
olmalı. içinde bir arzu doğmalı. Bütün bu jestler, bir gün herkesin başına
gelecek ölüme hazırlanmada birer deneydir. Bu hareketler, kişisel ve malî
arınmayı garanti eder. Vedanın son anları ve insanın geleceği sembolize edilir.
Sen ve bedeninin her azası amellerinizden sorumlusunuz. Bu amel yurdundayken,
hesap yurduna hazırlan. Ölmeden önce ölümü duy. Hacca git.
MİKATA GİRİŞ VE BİR
OLUŞ
Gösteri Mikat'ta
başlar. Bu noktada insan elbiselerini değiştirmelidir. Niçin dendiğinde çünkü
kişinin elbisesi kendisi kadar karakterini de örter. Kişi elbise giymez fakat
gerçekten elbiseler onu gizler. Mikat'ta elbiselerini çıkar ve bırak. Düz beyaz
kumaştan kefeni giy. Herkes gibi giyineceksin. Bir parçacık halinle kalabalığa
katıl bir damla olarak okyanusa da). Gururlanma, buraya birini görmek için
gelmedin. Alçak gönüllü ol, Allah'ı göreceksin. Ölümcüllüğü kavrayan bir kişi ol
veya bir ölümcül ol, varlığını duyan.
Mikat'ta ırkını veya
kabileni hiç düşünmeden günlük hayatında seni bir kurt (vahşet ve zulmün
sembolü) bir fare (kurnazlığın ve istifçiliğin sembolü) bir tilki (hilekarlığın
sembolü) veya bir koynun(köleliğin sembolü) yapan bütün örtüleri çıkar at.
Bunların hepsini Mikat'ta bırak ve sonunda nasıl bir ölü olacaksan, şimdi de bir
insan, yalnızca bir Adem olarak başlangıçtaki şekline bürün. İki parçalı kumaşa
dolan birini omuzlarına ört, diğerini beline sar. Hiçbir özel şekil ve araç
kullanma. Giydiğin kumaş oldukça basit ve sade dokunmuştur. Herkes aynı ihramı
giyer. Hiçbir görünüm farkı yoktur. Dünyanın her tarafından gelip Hacc'a doğru
yol alan kervanlar Mikat'ta toplanacaktır. Aynı yerde ve aynı zamanda
karşılaşacaklardır. Allah yolunda kişi olduğu gibi değil olması gerektiği gibi
olacaktır ve dönüş Allah'a dır. Kişi Allah'a dönmeye karar verir. Bütün benlik
ve bencillik eğilimleri Mikat'ta gömülür. Kendi ölü bedenini görür ve kendi
mezarını ziyaret eder. Kişiye hayatının son noktası hatırlatılır. Mikat'ta ölümü
ve tekrar dirilmeyi duyduktan sonra, Mikad’la Miyad arasındaki çöl görevine
devam etmelidir.
Hacc'ı eda eden herkes
Allah'la karşılaşmak üzere kendinden uzaklaşmıştır. Ona Allah’ın ruhu
bahşedilmiştir. Bir sürgünden kurtulup ahirete gittin. Cehaleti ve zulmü yenerek
ilim ve adaletle aydınlandın. Şirki terk ettin, tevhidi kabul ettin. Haccı eda
etmeden önce, insanlar insan olma özelliğini kaybetmişlerdi. Kuvvet, servet,
kabile, ülke ve ırklarla kendinden kopmuşlardı. Hayatları sadece bir varolmaktan
öte geçmiyordu. Sonunda hac ibadeti kendilerini keşfetmelerini sağladı. Şimdi
birbirlerini bir olarak ve bir fert olarak algılıyorlar başka hiç bir şey değil.
NİYET
Büyük bir değişiklik
başlangıcı olan Mikat'a varmadan önce niyet edilmeli. Bu niyet benlikten,
Allah'a giyimli olmaktan soyunuk olmaya, günlük hayattan ebedi hayata bencillik
gayesizlikten bağlılık ve sorumluluğa geçme niyetidir. Kısaca ihramlı oluşa
geçiştir. Niyetini kuvvetle belirlemelisin. Hurma tohumları gibi kabuğundan
çıkacaksın. Son derece bilinçli olarak inancını kalbinde duymalısın. Kalbini aşk
aleviyle aydınlat. Yan ve parla, kendini tamamen unut!Geçmişteki hayatın, ihmal
ve cehaletten ibarettir. Her bakımdan yardımsızdı. İşinde bile alıştığından
fazla veya zorla köle olmuştun. Şimdi bu yaşama şeklini bırak. Tam anlamıyla
Cenab’ı Allah’ın kendinin ve insanların bilincine er.
MİKATT’TA NAMAZ
Mikat'ta hac etmeye
hazırlan, neyi niçin yapman gerektiğini bil. İhrama girdiğinde kendini Allah'a
arz ederek namaza dur. Mikat'ta namaz Allah'ın senin huzurunda putlara tapan
değil Kurt değil tilki değil fare değil İbrahim gibi duruyorum demektir. Bu
duruş bilinçli ve bilerek Allah'a itaat etmek Allah'la daha içten konuşuyor gibi
olma ve Allah sanki hemen karşında gibi niyetlenmektir. Mikat'ta namaz artık
ondan başka kimse karşısında rüku ve secde etmeyeceğine dair Allah'a verilecek
bir sözdür.
BAZI DAVRANIŞLARDAN
KAÇINMA (Muharremat)
İnsan ihramlıyken
yapmaması gereken bazı şeyleri bilmesi gerekir. Aynaya bakmamak lazım, benliğini
unutmak için, güzel koku kullanma, kimseye emir verme kardeşlik havasında ol,
tamamen itaât etme zamanıdır. Herkes yer yer kendisi Allah'a sesleniyor ve
Kâbe'ye yaklaşıyorsun, yaklaştıkça heyecan artıyor. O atmosferde Allah'tan başka
kimseyi görmüyorsun. Tek o var diğerleri köpük ve dalga gibidir onun dışındaki
her şey sahtedir. Hacc’ın çeşitli bölümlerini yerine getirirken insan kendinden
koptuğunu ve Allah'a doğru bir hareket içinde olduğunu hisseder. Mekke'ye
yaklaşırken haram bölgeyi gösteren işaret vardır. İşte bu bölgede yasaktır.
(Avlanma, Bitki koparma gibi) Harem-i Mekke'ye yaklaştığınızda lebbeyk sesleri
kesilir.
Allah'ın evine varış
herkesin kalbini Aşk ateşi i1e yanmakta olduğu hissedilir. Şimdi Kâbe ye daha da
yakınız sessizlik, düşünce ve sevgi dolu gözlerin büyüdükçe büyüyor ve kıbleye
dikiliyor. İnsan o anda soluğunu yakalaması güçleşiyor. Vadiyi inerken yıkılacak
gibi olursun. Fakat karşında o Kabe gözüküyor. Burası imanın, sevginin ve
hayatın merkezidir.
KÂBE
Oldukça sade bir
şekilde döşenmiş ve araları tebeşirle doldurulmuş siyah taşlardan yapılan Kâbe
boş bir küp şeklindedir Kâbe yi boş görmek ne kadar güzel orada hac için
bulunduğunu hatırlatıyor. İnsanın varacağı son nokta değil. Kâbe, yön gösteren
bir kılavuzdur.
Sonsuzluğa varmaya
karar verdikten sonra Hacc'a başlarsın Hac Kâbe ye doğru değil Allah'a doğru
sonsuz bir harekettir. Allah’ın pak kulu olmakla şereflendirilmiş bulunuyorsun.
Hala kendine bağlanmış ve kendini düşünüyorsan bu kutsal eve girmene izin
verilmez. Mekke’ye Beyt’i Atik denir. Atik hür oluşu temsil eder. Mekke kimseye
ait değildir. Allah Mekke’nin sahibidir. Benliğinden gelen eğilimlerin tamamını
atabilirsen aileye katılmaya hazırız demektir. Allah'ın ailesinin kıymetli bir
ferdi ve dostu olarak kucak açarlar sana. Duvarla Kâbe arasında dar bir geçit
vardır. Kâbe'yi tavaf ederken Allah duvarın etrafında dönmeyi emretmiştir. Aksi
halde Hacc'ın kabul olmaz.
TAVAF
Kâbe çevresinde
insanlar daire çizerek dönerler. Kâbe Allah'ın ölümsüzlüğünü ve sonsuzluğunu
sembolize eder. Dönen daireler ise yaratıklarının sürekli hareket ve
değişimlerini temsil eder. Allah'ın yolu insanların yoludur;Allah'a yaklaşmak
için önce insanlara yaklaşmalısın. Her dinin kendine özgü bir ibadeti vardır. Bu
İslam’da cihattır. Tavaf süresince Kabe’ye giremezsin. Çevresinde herhangi bir
yerde duramazsın. Kalabalığa katılmalı ve kalabalıkta kaybolmalısın. Tavaf eden
insan çağlayanın içine dalmalısın. Hacı olmanın yolu buradan geçer.
HACERÜ'L ESVED VE BİAT
Tavaf Hacerü'I Esved'in
bulunduğu noktadan başlar. Burası evrenin düzenine girdiği yerdir. İnsanlara
katıl eğer insanlara katılmazsan yörüngeni bulamayacak ve Allah'a
yaklaşamayacaksın. Hacerü'I Esved'e dokunmak lazım sonrada insanların arasında
kaybolmalısın. ' Hacerül Esved yer yüzünde Allah'ın sağ elidir. " Hacer insanlık
için bir örnektir. Ona memedeki çocuğu ile evini terk etmesini emretti. Hiç bir
bitkinin öyle ki bir deve dikeninin bitmediği korkulu Mekke vadisine girmesi
söylendi. Oda Allah’a olan aşkından bu emri anladı ve kabul etti. Böyle bir
yerde, su varlık için gerekli, bebek süt ister, insan arkadaşa muhtaçtır. Kadın
bir desteğe ihtiyaç duyar ve bir anne yardım bekler, bütün bunlar doğru ama
ilahi aşk bütün bunların yerini alabiliyor. Eğer ruhu O’nu tanırsa bir kimse
yalnızca aşkıyla yaşayabilir. Sonuç olarak Allah’a kesinlikle güvenmeliyiz.
MAKAMI İBRAHİM (Hz.
İbrahim'in makamı)
Tavaf yedinci dönüşünü
tamamladıktan sonra tavaf hali sona erer Makam-ı İbrahim de iki rekat namaz
kılınır. İbrahim'in makamı ayak izlerinin bulunduğu taş parçasıdır. İbrahim bu
taşın üzerinde durarak Kâbe'nin köşe taşını (Hacerü'l Esved) yerine koydu.
Kâbe'yi yapmaya buradan başladı. Gel Hacc et, tavaf eden insan seline katıl ve
sende tavaf et. Bu sevgi deresinde bir saat yüzdükten sonra üzerine titrediğin
ölümcül varlığını terk edecek ve Allah'ın sonsuz yörüngesinde sonsuz var oluşa
eren insanlar arasında yeni bir hayata kavuşacaksın.
İşte şimdi İbrahim
gibisin.
SAY
Sa’y bir arayıştır
amacı olan bir harekettir. Koşmak ve seyretmek diye tanımlanır. Sa’y
çalışmasıdır bedenin Susuzluğunu gidermek ve çocuklarını doyurmak için su ve
ekmek ardından koşman ve çaba harcamandır demektir. Say ihtiyaçların için
tabiatın kalbinde araştırma yapmak ve kavga etmektir. Taştan su çıkarma
girişimidir. Şaşırtıcıdır ki mesafe olarak tavafla sa’y arasında ancak bir kaç
adım ve bir kaç saniye vardır. Yine de bu ikisi arasında büyük bir farklılık
göze çarpıyor. Tavaf: Mutlak sevgi, sa’y: Mutlak akıl Tavaf: Tamamen O, Tamamen
sen
Tavaf yalnızca Kadir-î
Mutlak'ın iradesi sa'y yalnızca senin iraden Hac tavaf ve sa'yın birleşimidir.
Tavaf yaşamak için değil Allah davası için yaşamak Sa'y yalnızca kendin için
değil insanlar içinde elinden geleni yapmak.
SA’Y IN SONU (TAKSİR)
Merve'de sa'yın son
noktasında saçını kısalt veya tırnaklarını kes. İhramını çıkar ve her günkü
elbiseni giy kendini serbest hisset eli boş ve susuz Merve'den ayrıl İsmail'ini
bulmaya git. Ey sa'y ederek yorgun düşen insan Aşka güven. Ey sorumlu insan
elinden geleni yap. Çünkü İbrahim susuzdur ve sen sa'y yapmaktan gelen Hacc'ı
kalbine dikkatle kulak ver. Şırıltıyı duyacaksın Merve tepesinden zemzeme doğru
yürü bir kap yudum al yüzünü yıka ve geldiğin yere bir miktar götür ki hediye
diye insanlara sunasın.
BÜYÜK HAC
Zilhiccenin dokuzuncu
günü hac başlar. Mekke'ye gitmeye karar vermek Hacc'ın bütünüyle gerçekleşmesi
olmadığı gibi Kâbe ve Kıble'de Hacc'ın hedefleri değildir. Tevhidin önderi
(İbrahim) Hacc'ın Kâbe’de bitmediğini tersine Kâbe'yi terk ettiğin anda
başladığını öğretiyor. Sana Kâbe varacağın son durak değil başladığın ilk
noktadır. Umre için ve Mikat'ta evini terk ediyorsun şimdi ise Hac için Allah'ın
evini terk etmelisin. Şimdi Allah'a yaklaşacaksın. Evi ziyaret etmeyecek fakat
sahibini göreceksin ve varış Allah'adır. Kâbe son durak değil yalnızca yöndür.
Mekke'ye geldin burada kalma haramda durma Mekke'ye gelişten daha büyük bir
yolculuğa (Hacc'ı temettü) başlamalıyız. Zilhiccenin dokuzunda nerede olduğumuza
bakmadan ihramını giy. Mekke'ye sırtını dön ve yürü Mekke'den daha kutsal ve
daha saygı değer neresi vardır. Durma göreceksin.
ARAFAT
İhramını giyipte
Mekke'den çıkınca güneş batımına kadar kalman gereken doğuya (Arafat’a) doğru
yola çıkacaksın geri dönüşte Maş-arı haram arkasında Mina’da kalacaksın. Vakfe
için Arafat’a giderken yavaş yavaş durup dinlenmeden Arafat’a gideceğiz. Onuncu
günün sabahında on ikinci güne istersen on üçüncü güne kadar Mina’da kalınacak.
Allah’a dönerken içlerinden geçerken üç bölüm vardır. Arafat, Maş-ar ve Mina.
Bunlar üç ziyaret yeri değildir. Allah bizzat onların ilahi isimlerini kendisi
vermiştir. Arafat hikmet ve ilim demektir. Mahşer bilinç ve anlayış demektir.
Mina aşk ve inanç demektir.
Arafat'ta güneş batınca
insanlar Meş-ar'a doğru yola koyulurlar ve orada dururlar. Sonrada Mina'ya
hareket ederler buraların sınırı yoktur. Takva kendini eğitme dua kendini
Allah'a arz etme Arafat'ta ihtişam bakışında olmalı. Baktığın şeyde değil hangi
durumda olursan ol bu günü işlediğin gibi geçirebilirsin. Senden istenen şey
durman (Vakfe) ve sonra Arafat düzlüğünü güneş batımını terk etmelidir.
MEŞ-AR
Arafat'ta kaybolurken
sen de oradan ayrılıyorsun, Arafat kaybolmuştur. Durmak mı asla, oturmak mı hiç
bir yerde bir yarım gün tam bir gece veya iki gün kalmak, hepsi bu kadar.
Çadırların hepsi kaldırılmalıdır. Karanlıkta ve gecenin sessizliğinde
düşünceleri bir noktaya daha fazla toplayabilmek suretiyle elde edilen anlayış
gücüne Meş-ar denir. Arafat tecrübe ve nazar bölümü, Meş-ar ise görüş ve basiret
bölümüdür. Yer ve gök hürriyet ve alçak gönüllülük içindedir.
İlim Allah'ın dilediği
kimselerin kalbine yerleştirdiği bir nurdur. Bu doğru kılavuzluk bilgisidir.
Arafat bilgisini her hangi bir kişi öğrenebilir ama Meş-arın nuru Allah’ın
dilediği kimselerin kalbine yerleştirdiği ışıktır. Mikat’ta iken kendini unutup
insanlara katılmışsın. Tavaf’ta onlarla sürüklenmişsin.
Say'dan sonra kendini
bulmuş Arafat'ta okyanusa çekilmiştin ve sonra yeniden Meş-arda kendini
bulacaksın. Böyle bir kalabalık içinde herkes kendi başınadır. Burada örtüsüz
renksiz maskesiz veya makyajsız pak gerçeğini keşfettin. Bu gece bir dostla
(Allah) özel bir konuşma yapacaksın. Kendini ona aç ve günahlarını itiraf et.
Şimdi bütün bu sınırları görmeyip duvarları yıkma zamanıdır. Yıllardır içinde
tutsak kaldığın şeylerden sıyrıl. Burada kendinlesin. Elini çenene koy ve bu
gece Allah’la baş başa ol. Silahların ve inancınla yanında yalnızca O ve sen
varsın. Eğer Muhammed’in iyi bir ümmeti isen O’nun gibi yap. Bırak kalbin aşkla
aydınlansın. Orduda kurallara dikkat et. Üç gün Mi, na ‘da kalman gerektiğini
unutma.(10.,11.,12. Günler) kurşunların boşa gitmeyeceğinden emin ol. Yalnızca
düşmana çarpanlar kabul görecektir. Mina savaş alanıdır. Savaşmak lazımdır. Meş-ar
kamp yeridir. Sabah namazında sessizlik hakimdir. Meş-arda herkes uykudaymış
gibi gece dağların üzerinden süzüldü. Meş-arda uyuyanların üzerinden sıyrıldı ve
Mina boğazında kayboldu ve şu anda güneş doğuyor.
MİNA
Son ve en uzun kalış
Mina'dadır. Güneş doğduktan sonra Meş-arda durma. Çünkü gündüz ilk Mina'da olma
vaktidir. Güneşin doğuşuyla birlikte hücuma geçmek hücum vakti girdiği zaman
güneşin emri zamanın emridir. Bu emre uy. Yalnızca güneşe kulak ver ve onuncu
günün güneşini bayram güneşini gözle. Her şeyi anladığını söyleyen hiçbir şey
anlamayandır.
Allah'a yaklaşmaya
karar vermiş olan insanlar ümmet sonsuz ve harekat eden cemaat bütün kaya ve
setleri delecek ve sonunda kuşkusuz denize ulaşacak olan gürleyen sel. ..Evet.
Meş-ardan Mina'ya giden yolun üzerinde durnazsan yanlış yola gitmez veya
insanlara karışırsan Mina'ya ulaşacak, şeytanları yenecek ve İsmail'ini kurban
edeceksin. Bu hacca giden herkese Allah’ın açık emridir.
SAVAŞ CEPHESİ (ŞEYTAN
TAŞLAMA: RECM)
Kral Caddesi boyunca
yerleşmiş üç Şeytan birbirinden 100 metre kadar uzaklıktadır, her biri bir
anıtı, bir heykeli veya bir putu temsil eder; her yıl yüzleri beyaza boyanır.
`Allahu Ekber ne kadar
anlamlı! Ordu geldi; hepsinin ellerinde silahları(taşları) ve ateşlemeye
hazırlar. Birinci puta vardığında(cemre-i ula) ateş etmeden geç git. İkinci puta
vardığında da aynısını yap. Fakat üçüncüye vardığında geçme, ateş et! Niçin? Şu
akıllı ve tecrübeli öğretmenler, genellikle sürüp giden bir yolda yavaş yavaş ve
sessizce dönüş yapmamızı söylerler, ama burada kumandan ve emir veren
İbrahim’dir. İlk hücumda sonuncuyu vur ve vuruşların başından ve yüzünden
olmalıdır savaş bitmiştir. Son put düştüğü zaman birinciler ve ikinciler karşı
koyamaz. Cepheden ayrılınca işimiz kurban kesmektir. İhramını çıkar, istediğin
elbiseyi giy, saçını kes, istersen koku sürün.
Artık serbestsin. Hacc
süresince her hareket niyetine bağlıdır ve niyetle yapılır. Haccın özünü
anlamayan kimse boş bir zihinle ülkesine döner.
HACC SÜRESİNCE
Tavafla tevhid inancını
ilan edeceksin. Say ile Haccın uğraşını yapacaksın Kâbe, den Arafat'a gitmekle
Ademin inişini göstereceksin. Arafat’tan Mina'ya gitmekle insanın yaratılış
felsefesini düşüncelerin saf bilimden saf aşka doğru evrimini ve ruhun çamurdan
Allah’a (cc) doğru yükselişini
sergileyeceksin. İbrahim'in sahnesi Mina'dayız. Şu anda İbrahim gibi
davranmaktayız. O oğlu İsmail'i kurban etmek için getirmiştir. Bizim İsmail'imiz
Kim veya Ne? İşte onu bilemiyoruz. Ama bizi kör ve sağır ne ediyorsa işte odur
kurban edeceğimiz.
İSMAİL'İN KURBAN
EDİLMESİ
Sevgili oğlun,
hayatının meyvesi, neşen, oluş nedenin, varlığının anlamı, oğlun; hayır,
İsmail’in. O’nu bir kuzu gibi yatır ve kurban et!Ayaklarının altına al ki, kaçıp
kurtulamasın. ellerinle kavrayarak başını tut, boyun damarını kes, fakat daha
fazla kımıldayamayacağını sezinciye kadar ayaklarının altında tut. Sonra ayağa
kalk ve O’nu yalnız kendi haline bırak!Ey “itaatkar” olan ve Allah’ın(cc)
kulu”!Allah’ın senden istediği budur. Bu inancının çağrısı, tebliğinin özüdür.
Bu sorumluluğundur. Ey ‘sorumlu adam!’ Ey ‘İsmail’in babası!’
İbrahim’in iki seçeneği
vardı; ya kalbinin ağlayışlarına kulak verecek ve İsmail'i kurtaracak veya
Allah'ın emirlerine uyup O'nu `kurban edecekti! Birini seçmek zorundaydı.
içinde `sevgi` ve
`gerçek' kavga ediyordu `sevgi',hayatı;'gerçek' ise inancıydı)! Allah kendi
hayatını istemiş olsaydı vermek çok daha kolay olacaktı İbrahim, hayatını Allah
davası uğruna adamıştı ve bu nedenle Allah’a itaat etmesi gerektiğini
hissediyordu. Bu, O’nun için bir ‘bencillik’ ve ‘zayıflık’ idi. Bazı kişiler
için iyi ve güzel olan, İbrahim gibi şerefli bir insan için kötü ve çirkin
olabilir. O Allah’a en yakındı.
İbrahim çağrıyı
düşününce her şeyiyle teslim oluyor, fakat sıra İsmail'i kurban etmeye gelince
katlanılmaz bir acı duyuyor, kemiklerinin kırıldığını ve yüzünde üzgün bir ifade
belirdiğini hissediyordu. İbrahim’i böyle kötü bir durumda gören şeytan; Nerede
ve kimde bir korku, zayıflık, kuşku, kıskançlık, ümitsizlik, aptallık ve sevgi
belirtisi görse çirkef işini yapmaya koyulur. Seni eğlendirir ve görevlerini
yapmaktan alıkoyar ki çağrı gerçeği kavranmasın.
"Bilin ki, mallarınız
ve çocuklarınız ancak bir fıtnedir".(Enfal 28)
Oğluna olan sevgi bile,
seni `deneme' yoludur. İsmail sevgisi İbrahim için bir imtihandı; şeytanla
karşılaşmalarında O'nun tek zayıf yönü olmuştu bu. İbrahim bunun açık bir vahiy
olduğunu ve oğlunu kurban etmesi gerektiğini biliyordu. Üzgün ve kalbi kırıktı.
Şeytan bundan dolayı O'nu kandırma fırsatı buluyordu.
Şeytan bu durumdan
faydalanarak önüne çıktı ve aynı şeyi fısıldadı: "Bu çağrıyı rüyanda
duydun"."Hayır bu yeterli, bu yeterli" dedi İbrahim kendi kendine; karar verdi
ve seçimini yaptı: "Mutlak hürriyet olarak Allah'a itaat", yani İsmail'i kurban
etmek. Hürriyetine giden yolda bu son daha kalmalı ve oturup bütün çağların
üzerinde birleştiği şu soruyu kendi kendine sormalısın:"Toplum için ne
yapabiliriz?" Ve cevabı bulmaya çalış. Sadece otur ve hacc boyunca ne yaptığını
düşün!
BABA VE OĞUL ARASINDAKİ
KONUŞMA
Mina'da kuytu bir
köşede İbrahim (AS) oğluyla konuştu!Yüz yıl yaşamış ak saçlı sakallı babanın
yanı sıra İsmail gençlik çağına yeni giriyordu. Dünyanın değil Arap
yarımadasının göğü böyle bir görünüme katlanamazdı! Tarih, baba ile oğul
arasındaki böyle bir konuşmayı kaydetmemişti hiç. Kimse de, dostça fakat
ürkütücü bir konuşmayı düşünmemişti!
İbrahim başlangıçta
hikayeyi yeniden anlatıp oğluna "burada seni ellerimle kurban edeceğim demek
için ağzını açmadı. Sonunda, Allah'ın güvenine sığındı ve " İsmail rüyamda seni
boğazlıyorum" dedi! Öylesine hızlı söylemişti ki bu kelimeleri kendisi bile
işitmedi. Sonra sustu. Korkulu ve solgun, İsmail'in gözlerine bakmaya
dayanamıyordu. İsmail babasının içinde bulunduğu durumu sezerek onu teselli
etmeye çalıştı. "Baba itaatkar ol ve Allah'ın emrini yerine getirmek için
tereddüte düşme. Beni de itaat edici olarak bulacaksın. Katlanabilirim ben "
dedi. Allah Teala ders veriyordu. Bundan böyle Allah için insan kurban olarak
kesilmeyecektir. İbrahim gibi, İsmail'ini seçip Mina'ya getirmelisin. Kimdir
İsmail'in? Kendin bileceksin, başkalarının bilmelerine gerek yok. Karın
olabilir, yeteneğin, işin cinsiyetin. gücün rütben Mevkin vs. olabilir. Hangisi
olduğunu bilmiyorum, fakat senin İsmail İbrahim’in yanında ne kadar sevgiliyse
senin yanında da o kadar sevgili olması gerekir!İsmail’in bazı göstergeleri,
hürriyetini senden alan ve görevlerini yapmana engel olan her şey, seni
eğlendiren gerçeği bilmen ve duymadan alıkoyan sorumluluğu kabul etmekten çok
seni özür aramaya iten her şey ve yalnızca ileride desteğini almak için seni
destekleyen her herkestir. Onu hayatında arayıp bulmalısın. Eğer Allah Teala’ya
yaklaşmak istiyorsan, İsmail’ini Mina’da kurban etmelisin. İsmail yerine bir
koyun kesmek kurbandır, fakat yalnızca kurban kesmek için, bir koyun kurban
etmek kasaplıktır.
ÜÇ PUT ÜÇLEMENİN
(TESLİS) SEMBOLLERİ
Mina’da üç putun
İbrahim’i aldatmaya çalışan şeytanı temsil ettiğini hatırla.
Birinci put (cemre-i
ulâ):'Arafat'ın düşmanı'
İkinci put (cemre-i
vustâ):Meş'ar'ın düşmanı'
Üçüncü put (cemre-i
ukbâ):'Mina'nın düşmanı'
Ey hacı. Şu anda
Mina'dasın. Ateşle silahını İsmail'ini kurban yerine getirdin. İbrahim gibi üç
putu vur ve devir.
BAYRAM
Hareket bitti ve biraz
sonra hacc sona erecek.
Nerede?
Mina'da!
Şaşırtıcıdır ki,
Mekke'nin komşusu olan yerde! Neden hacc Mekke ve Kâbe yanında bitmezde, burada
biter? Haccın bu sıralarını anlamalısın. Bu kalabalığın ortasında ne yaptığının
tam anlamıyla bilincinde olmalısın. Burada düşünebilmelisin;evinin bir köşesinde
veya hayallerinde değil!Hacc birlikteliği teşvik eden bir bütünlüktür. Allah (cc),
İbrahim (asm) ; Muhammed (sas) ve insanlarla karşılaşılan yerdir. Haccı anlamak
ve tanımlamak gidebilmek ve şimdiye kadar söylediklerimizi yapabilmek demektir.
MİNA'DA GECİKME
İnancını ve ne
yaptığını düşünmen için iki gün daha kalınır. Bayram günü kurban kesildikten
sonra merasim biter. Mina'da iki gün veya üç gün daha kalman gerekir. Bu
günlerde Mina'dan ayrılman, Mekke'ye dönmen düşünülmez. Niçin şeytan yenildi,
kurban kesildi, İhram çıkarıldı ve bayram kutlandı. İnsan için İbrahim'in
makamına ulaşmaktan başka daha üstün bir rütbe yoktur ve burada herkesten rolünü
oynaması istenmiştir. Bütün bu menasikin sonunda, ülkene dönmeden önce,
bayramdan sonra iki gün daha kalmalı ve oturup bütün çağların üzerinde
birleştiği şu soruyu kendine sormalısın. Toplum için ne yapabiliriz? Ve cevabı
bulmaya çalış. Sadece otur ve hacc boyunca ne yaptığını düşün.
BAYRAM GÜNÜNDEN SONRA
ARKA ARKAYA YAPILAN HÜCUMLAR
İlk gün, ilk hücumunda
son putu vurur ve kurban yerine giden yolu açarsın. Sonra ihramını çıkarır ve
sevinçle zaferini kutlarsın!İkinci gün tekrar vurmalısın, ama putların üçünü de.
Bu kez, sırayla, birinci, ikinci ve son olarak da üçüncü putu vurursun. Üçüncü
gün, ikinci gün yaptıklarının bir tekrarıdır. Dördüncü gün, istersen Mina'da
kalabilir istersen ayrılabilirsin. Kalmaya karar verirsen ikinci veya üçüncü
günün atışlarını tekrarlamalısın. Dördüncü gün kalmamaya karar verirsen kalan
silahlarından arta kalanı Mina'da bir yere gömmelisin! Bu bir zorunluluktur!
SON MESAJ
Hacc süresince yapılan
bütün davranışlar, Kur'an'ın kelimelerle anlattığı mesajı nakleder. Haccı
bitirmeden önce, Kur’anı hiç olmazsa baştan sona bir kez okuman ve son suresinde
bir ders çıkarman öğüt verilir.
Neden son sure?Hacc’ın
son aşaması vurmak olup, Kur'an'ın son suresinin son kelimeleri de bir
tehlikeden uyarma konusundadır! Hacc'ın sonunda sen üç putu vurursun, Kur'an'ın
sonu da üç gücü reddeder. Hacc'ın son bölümünde, Müslüman, bir tehlikeye karşı
uyarılırken, Kur'an'ın son bölümünde de bir şerre karşı uyarılır. Kur'an'ın
biterken şerrin bitmemesi, Peygamberliğin biterken tehlikenin sürmesi bize
şaşırtıcı geliyor belki! Kur'an'ın son iki suresi, `şer'den sığınma `dan söz
eder ve aynı zamanda, İbrahim (as.)’ın peygamberliğini tamamlayan, tevhidin son
peygamberi Hz. Muhammed'i (sav.) uyarır. Ve Hacc'ın son iki günü, kişinin
savaşmak zorunda kaldığı ve Allah’ın(cc) İbrahim'e(as.) uyarıda bulunduğu
Mina'da geçer. Ve sen ey Muhammed'in (sav) ve İbrahim’in (as.) sünnetinin
yolunda giden, yalnızca menasike uyman değil, fakat `şifre'leri çözmen gerekir.
Mina'dan sonra nereye gidiyorsun?Ey hacı, ülkemize dönmek için Mina'dan
ayrılmadan önce oturup muzaffer peygamberimizin uyarıldığı tehlikeyi anlamak
için Kur'an'ın son iki suresini okuyalım. Allah'ın sevgili elçisinden
sığınmasını istediği şeyleri anlamak için, şu vahiylere kulak verelim:
"De ki: Sabahın
Rabb'ine sığınırım,
Yarattığı şeylerin
şerrinden,
Karanlığı çöküp bastığı
zaman gecenin şerrinden.
Ve haset edenin, haset
ettiği zaman şerrinden ,
Düğümleri üfleyenlerin
şerrinden".(felâk suresi)
Ey habilin varisi
`,'babanın katilinden öc alıcı';Kabil ölmedi! Ey 'meleklerin secde
ettiği','Adem'in varisi';şeytan şimdi öc alıyor! Üç yüzü, yedi rengi, yetmiş bin
hilesi olan ve insanların kalbine fısıldayan bu şerden uzak dur..
Allah’a (cc), Şafağın
Rabb'ine ,'insanların sahibine,'İnsanların Maliki'ne ve İnsanların sevgilisine,
İlahına' sığın. Ve sen ey hacı, Kurban Bayramı'ndan sonra Mina'da kal ve günde
yedi kez üç putu vur ! Her günü Kurban günü. Her ayı Zilhicce. Her yeri Mina
ve...hayatı hacc bil.
SONUÇ
Mina'da kalma zamanı
bitti ve Mekke sınırı yakınında törenler son buldu. Zilhiccenin sonuna doğru
istediğin zaman, gerektiğinde Arafat'a gitmeden yapabileceğin bir Tavaf ve Sa'y
daha var. Hacc menasiki bitmiş bulunuyor, işte yapman istenen şeylerin hepsi bu
kadar. Ey, Hacc'ın son bölümü olan Mina'dan ayrılan hacı ! İbrahim'in çağrısını
kabul ettin Kişisel hayatının kısır döngüsünden kurtuldun. Zamanında Mikat’a
geldin;Vahy’e kulak verdin ;elbiselerini çıkarıp beyaz kefenini giydin. Evini ve
ülkeni terk ederek bir misafir gibi Allah’ın Evi’ne ve cihad toprağına geldin.
Sağ elini sıkarak Allah’a (cc) söz verdin. Tavaf çemberine katılarak tavaf eden
insanların arasında kayboldun. Kendi kendin eliği bıraktın. Dağların tepesinde
su bulmak için elinden geleni yaptın. Sonra Mekke’den Arafat’a indin ve bölüm
bölüm (Meş'ar ve Mina'ya Giderek ) geri Allah'a dönüp bilinç kazandın. Meş'ar
karanlığında silah topladın. Aynı zamanda, diğerleriyle birlikte Mina sınırını
geçtin. Şeytan ilk hücumunda yenildi. Hür oldun ;İnanç ve aşk toprağını
kurtardın. İbrahim makamına ulaştın, şerefin zirvesine -şehâdetin ötesindeki
bölüme-çıktın. Son olarak bu çabanın bitiminde bir koyun kurban ettin
En tehlikeli ve en
korkunç yaratılış geçitlerini –Tevhit, isar, cihad, şehadet, iblisle savaş ve
aşk ülkesini fethi-geçtikten sonra bu en büyük kutsal gezinin ve en yüksek
insani dereceye çıkışın bitiminde nereye geliyorsun? Ne yapıyorsun? Kurban: Bir
“koyun” boğazlamak! Neden ? Hangi düşünceyle?Sırrı ne bunun? Haccın sonunda bir
koyun boğazlamanın sırrı nedir? Bir şey diyemem!Bırak cevabı Allah versin:
"...Ondan hem kendiniz
yiyin, hem ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyip dilenen fakir(ler)e yedirin ".(hacc
36)
Yine tekrar ediyor:
"...İşte bunlardan
yeyin, yoksulu, fakiri de yedirin".(hacc 28)
Ey hacı! Nereye
gidiyorsun şimdi?Hayatına ve dünyana mı dönüyorsun?Geldiğin aynı yola mı
giriyorsun hacdan sonra? Asla!Asla! Bu sembolik gösteride İbrahim'in rolünü
oynadın!İyi bir aktör, kişiliği, rolünü oynadığın şahsın karakterinden tamamıyla
etkilenen insandır. Eğer bunu iyi becerirse, gösteri bitecek, fakat eseri
sürecektir. Oynadıkları rolü sürdüremeyip, unutulup giden pek çok aktör vardır!
`Makam -ı
İbrahim'desin;tam durduğu yerde. Yükselişinin en son basamağı, Miraç'da Allah'a
olan en kısa mesafedir. Şimdi makam-ı İbrahim'de duruyorsun ve onun rolünü
oynayacaksın ;onun gibi yaşayacak ve inancının icâbesinin mimarı olacaksın.
İnsanları içinde yaşadıkları bataklıktan kurtar. Cehaletin karanlığı ve zulmün
çileleriyle uyuşmuş ve ölmüş bedenlerine yeniden hayat üfle Ayağa kalkmalarına
yardım et ve onlara yön ver. Onları hacca çağır, tavaf etmeye çağır.
İbrahim'in
niteliklerini kazanmak için tavaf etmeye çağır. İbrahim'in niteliklerini
kazanmak için, tavafa katılıp bencilliğini bırakarak temizlendikten sonra yolunu
izlemek için Allah'a söz verdin. Allah şahidindir.
Zamanını saygıdeğer bir
zamana(Zaman-ı Haram) yap, çünkü kutsal mescittesin. Çünkü, yeryüzü Allah’ın (cc)
Mescidi’dir…
Yazarı: Ali ŞERİATİ
|