ANKARA 18. KAFİLE HACI ALBÜMÜ 2004

 


 

ALLAH'IN EVİNE GİTMEK


Yasak ve korunmuş bölge manasına gelen hurm ve Harem'e harem denilmesinin sebebi, İbrahim Makamı'nın orada bulunması, oranın emin ve güven yeri olmasıdır. İbrahim'in (as) iki makamı vardır. Biri beden makamıdır, öbürü kalp makamıdır. Hz. İbrahim'in bedeninin makamı (yani ikamet ettiği yer) Mekke'dir, kalbinin makamı ise hullet, yani dostluktur.

Hz. İbrahim'in bedeninin makamına (gitmeye azm ve) kasteden herkesin, (gerçekten) ihrama girmiş olmak için tüm şehvet, lezzet ve arzulardan yüz çevirmesi, kefen giymesi (yani kefenin sembolü olan ihrama bürünmesi) avlanması helal olan şeyleri avlamaktan el çekmesi, bütün duyu organlarını bağlaması, Arafat'ta hazır olması, buradan Müzdelife'ye, buradan da Mescid-i Haram'a gelmesi, cemreleri eline alması, Mekke'de Kabe'yi tavaf etmesi, Mina'ya gitmesi, burada üç gün kalması, şartlarına uygun olarak (şeytan taşlamak için almış olduğu cemreleri ve) taşları atması, burada saçlarım salıvermesi, kurban kesmesi ve elbisesini giymesi lazımdır. Ta ki, hacı olsun.

Aynı şekilde Hz. İbrahim'in kalbinin makamına (vasıl olmaya) kasteden herkesin, nefse hoş gelen alışkanlıklardan yüz çevirmesi, zevk, keyif ve rahatını terk etmeye kail ve kâni olması ve ağyarın zikrinden ihrama girmesi lazımdır. (Masivâyı zikretmeyi kendisine haram kılmalı). Buradan, kainata ve masivâya bakmak tehlikeli ve mahzurlu olur. İşte o vakit sâlik "ülfet Müzdelifesi" ne gitmeye azmeder. Oradan sırrını, Hakk'ı tenzih haramına ve makamına gönderilmesi, heva cemrelerini ve fasid fîkirleri (havâtır) "eman minası"na atması ve kurban etmek üzere nefsini "mücahede mezbahası"na sevketmesi lazımdır. Bu suretle hullet ve dostluk makamına ulaşır. Şimdi bu makama duhul, yani Hz. Ibrahim'in Kabe'deki makamına girmek, düşmandan ve onların kılıçlarından emandır... 0 makama, yani kalpteki hullet makamına girmek katiattan, irtibatı kesmekten ve katiatın eşi olan şeylerden emandır.

Resülullah (sa); "Hacı, Allah'ın misafiridir, dileklerini verir, dualarını kabul eder", buyurmuştur. Burada ayrı bir tarife daha vardır ki, onlar ne talepte bulunurlar ne de dua ederler. Sadece İbrahim'in (sa) yapmış olduğu şekilde teslim olurlar, işte o kadar. Nitekim Hakk Teala buyurur:

"Rabbı ona teslim ol demiş o da; Alemlerin Rabb'ına teslim oldum gitti, demişti" (Bakara.,2/1 31).

İbrahim, hullet makamına erince, (kendisini masivaya bağlayan) alakalardan ayrıldı, gönlünü ağyardan kopardı. Hakk Teala, halkın gözü önünde ona bir cilve yapmak istedi. Onun için Nemrut'u kendisine musallat etti. Nemrut, İbrahim'i, anne ve babasından ayırdı. Bir ateş yaktı. 0 vakit İblis geldi ve (ilk defa) bir mancınık yaptı. İbrahim'i, ham bir sığır derisine soktular, sonra deriyi diktiler. Daha sonra getirip mancınığın kefesine ve basamak noktasına koydular. (Her şey hazırdı, mancınığın yayı çekilerek İbrahim ateşin ortasına atılacaktı). Tam bu sırada Cebrail geldi, mancınığın yayını tuttu ve "Ya İbrahim bir ihtiyacın ve dileğin var mı?" (idam edilecek kimselerin son arzusunu kabul etmek adettendir) dedi. Hz. İbrahim (as); "Senden bir isteğim yoktur", dedi. Cebrail, "İzzet ve Celal sahibi olan Allah'a da mı bir hacetin yok" diye sordu. Hz. İbrahim cevap verdi: "Halimi bilmesi, dilekte bulunmam hususunda bana kafi! O'nun için beni ateşe atmakta olduklarını bilmesi bana yeter. 0, dilekte bulunmamam için dilimi kesmiştir! Ne isteyebilirim ki?"

• Muhammed b. Fadl (ra) anlatıyor: Şaşarım o kimseye ki dünyada 0'nun hanesini talep eder (Beytullah denilen Kabe'yi ziyaret etmek ister) de O'nu kalpte müşahede ve temaşa etmeyi talep etmez! Çünkü O'nu hanede bulabilir ve bulamayabilir de. Fakat mutlaka müşahede halinde O'nu kalbinde bulur. Allah'ın senede bir kere baktığı taşı (yani Kabe'yi) ziyaret etmek farz ise her gün üçyüzaltmış defa nazar ettiği bir kalbi, ziyaret etmek farz olmaya çok daha fazla layıktır. Ama tahkik ve hakikat ehli olanlar için, Mekke yolunda her adımda (Allah'tan bir alamet ve) bir nişan vardır. Harem'e ulaştıkları vakit herbiri bir hil'at bulur.

Bayezid Bistami (ra), "Yapmış olduğu ibadetin sevabı (ecri ve mukafatı) yarına kalan bir kimse, bugün ibadet yapmış değildir. Zira mücahededen gelen her şahsın sevabı derhal hasıl olur" demiştir. (Allah, kulunun amelinin, cehdinin ve gayretinin ecrini ve ücretini peşin öder, alnının teri kurumadan verir. Amel, ibadet ve taatına karşılık olmak üzere derhal ve anında ecir ve sevap alamayanlar yarın, ahiret günü de bunu alamazlar).

Yine Beyazid (ra) der ki: "Yaptığım ilk hacda Hane'den (yani Beytullah ve Allah'ın evi olan Kabe'den) başka birşey göremedim. îkinci haccımda Hane'yi de hane sahibini (ve Rabbu'l-beyt'i) de gördüm. Üçüncü haccımda her şeyi Hane sahibi ve Rabbu'l-beyt olarak gördüm, Hane'yi hiç görmedim."

Sözün kısası, müşahedenin ta'zim olduğu her yer Harem'dîr. Bütün alem, kurbu için miad ve ünsü için halvetgah olmayan bir kimse, henüz dostluklardan haberdar değildir. Kul, mükaşefe ve temaşa makamında olursa, cümle alem, onun haremi (ve Kabe) onun için aleminin en karanlık yeri olur. Varlıkların en karanlık ve kasvetli olanı, sevgiliye ait olup da içinde sevgilinin bulunmadığı hanedir. Şu halde müşahedenin kıymetli, hullet ve dostluk mahallinde rıza göstermekten ibarettir. Zira Allah Kabe'yi görmeyi o hullet için sebep kılmıştır. Kabe'nin bir kıymeti yoktur. Fakat, Hakk Taala'nın inayeti kainatta hangi şekilde zuhur ediyor, nereden peydah oluyor ve talibin muradı nereden tecelli ediyor? Bunu görelim ve bilelim diye bütün sebeplerin müsebbib (ve Allah) ile alakalı olması lazım gelir. Şimdi, sahraları ve çölleri aşarak yolculuk yapan erlerin muradı Harem ve (Kabe) değildir. Zira dost için Harem'i görmek haramdır. Murat ve maksat ya gönlü sıkan ve zorlayan sevk içinde mücahede veya sürekli bir meşakkat içinde bir müddet zaman geçirmektedir.

                                                    

18.10.2007

 
 


Mekke
Medine
Hac Rehberi
Acı Kaybımız

Ziyaret Yerleri

 
 

Hac Araştırmaları

Hacı Uğurlama

Teklif ve Öneriler

Örf ve Adetler

 
 
 
 
 

Ana Sayfa | Hac Seminerleri | Amaç | Kafile Başkanı | Grup Başkanları
1.Grup | 2.Grup | 3.Grup | 4.Grup | 5.Grup | 6.Grup
E-Posta
| Ziyaretçi Defteri | Sizden Gelenler

Hazırlayan Vehbi AKŞİT

Kütahya-10.06.2004