ANKARA 18. KAFİLE HACI ALBÜMÜ 2004

 


 

Hac Yolculuğunun Düşündürdükleri

Ahmet ŞAHİN

Özel olduğu kadar da güzel olan yolculuklardan biri de elbette hac yolculuğudur. Ne kadar sıkıntı çekilse, nice zahmetlere maruz kalınsa da yine ömür boyu mutlulukla hatırlanır hac yolculuğu. Bundan dolayıdır ki bazı hacılarımız:

–Ben hacca giderken.. diye başladıkları hac hatıralarını kolay kolay bitiremezler.

Şurası unutulmamalı ki, hacda ziyaret mekanları hep aynıdır, genişlemez. Ama ziyaretçi sayısı hep aynı değildir, her sene artarak değişir. Bu da hep aynı mekanı kullanan hacının ister istemez sıkışma ve zorlanmasına sebep olur. Hatta denebilir ki, hacı efendinin imtihanını da bu sıkıntılar teşkil eder. Nitekim haccı anlatan ayetin bu konudaki ikazı düşündürücüdür. Buyuruyor ki Rabbimiz hac ayetinde:

–Kime hac farz olursa bilsin ki orada itişip kakışma, sövüşüp sataşma yoktur!..

Demek ki hacda böyle bir durum söz konusu olacaktır. Çünkü, mekan her sene genişlemiyor; ama ziyaretçi her sene çoğalıyor, metrekareye geçen sene üç kişi basıyorsa bu sene aynı zemine beş kişi basacaktır. Elbette birinin ayağına basma, sendeleyip iteleme olayı kaçınılmaz olacaktır. İşte burada göstereceği sabrı hacının imtihanını teşkil edecektir. Nitekim şeytan taşlarken, tavaf ederken, merdivenlerden inip çıkarken, arabaya binip inerken.. bu imtihanlar hep yaşanmaktadır. Bundan dolayı hacılarımıza tekrar edilen hatırlatma cümlesi şundan ibaret olmaktadır:

–Sabır ya hacı sabır!.. İşte bütün mesele burada, bu sabır imtihanında.

Bazen sabır imtihanında olduğunun farkına varamayan hacı efendi, hep çevresinin yanlışına takılır, hatasına nazar eder, sinirlerini de bozabilir. Böylesine arzu edilmeyen bir sonuçla karşılaşmamak için yapılacak tek şey, çevrenin kusur ve yanlışlarıyla meşgul olmamak, hep kendi yanlışını, eksiğini düşünmek, bu kadar dar mekana bu kadar insan gelince bunların olması normaldir, deyip hoşgörü ile karşılamak...

İşte o zaman, ne sinir bozucu olaylar dikkatini çekecek, ne de sabrını zorlayacak hatalar meşgul edecek. Çünkü kendi hatasını, kusurunu, eksiğini görüp, onlardan kurtulmaya çalışması kendini yeterince meşgul edecek, başkalarınınkini görmeye fırsat bulamayacaktır. Böyle bir nefis muhasebesine yönelme hali, insanın hayırlı bir düşünce içinde olduğunun da delili olacaktır. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri bu durumu şöyle ifade buyurmuştur:

–Allah kimin hayırlı kul olmasını dilerse ona kendi hatasını görme basireti nasip eyler!..

İşte bütün mesele burada. Kendi hatasını, kusurunu görme, onları azaltmayla uğraşma meselesinde. Unutmamak gerek ki, bu nefis muhasebesi, söylendiği kadar da kolay değildir.

Çünkü insan kendi kusurunu, eksiğini görmeyi hiç istemiyor. Hep başkasının yanlışına dikkat çekmekte, hatalarına nazar etmekte, kendi nefsini ise avukat gibi savunmaktadır.

Halbuki kendi kusurlarını düzeltmeye kilitlenerek usulüne uygun şekilde yapılan bir haccın sonucunu, başka sevaplarla kıyaslamak mümkün de değildir. Şöyle buyuruyor Efendimiz (sas) Hazretleri:

–Kim bir gönül kırmadan, birinin hakkını almadan, hep kendi eksiğine kilitlenerek usulüne uygun şekilde haccını yapar da, sabır içinde evine dönerse, bu kimse anasından doğduğu günkü gibi günahından temizlenmiş olarak döner!..

İşte size hiçbir amelle kıyaslanamayacak kadar eşsiz bir hac mükafatı!..

Kim istemez anasından doğmuş gibi tertemiz günahsız olarak evine dönmeyi? Ama şartlarına riayet söz konusu. İç dünyasına dönen, nefis muhasebesine dalan, hep sabır içinde şükürde kalan, devamlı kendi kusurlarını görüp, başkalarınınkine bakmaya fırsat bulamayan bir hac içindir bu mükafat..

Bunlar ne ölçüde varsa mükafat da o ölçüde olacaktır elbette. Yoksa yolculuk boyunca kendisini hep her şeyin en iyisine, en yücesine layık gören, hep en önde gitmeyi, en iyi yerde oturup yatmayı kendi hakkı bilen, bunları temin için de her türlü tartışmayı, kırıp dökmeyi göze alan sabırsız hacı efendiye böyle bir ikram söz konusu olmayacaktır. Halbuki, özellikle hacda tartışılmayan gerçek şudur:

–Ne kadar fedakarlığın varsa o kadar da mükafatın söz konusu olacaktır. Hiçbir fedakarlık yok; ama bütün mükafatlar da senin. Olur mu öyle yanlışlık? Böyle bir yanlışlık kullarda bile yoktur. Nerde kaldı mutlaka adalet sahibinde olsun...

Bu düşüncelerle hayırlı yolculuklar diliyorum nefis muhasebesinde olacak muhterem hacı adaylarımıza.

AHMET ŞAHİN, Zaman Gazetesi, 28.01.2003

 

 

18.10.2007

 
 


Mekke
Medine
Hac Rehberi
Acı Kaybımız

Ziyaret Yerleri

 
 

Hac Araştırmaları

Hacı Uğurlama

Teklif ve Öneriler

Örf ve Adetler

 
 
 
 
 

Ana Sayfa | Hac Seminerleri | Amaç | Kafile Başkanı | Grup Başkanları
1.Grup | 2.Grup | 3.Grup | 4.Grup | 5.Grup | 6.Grup
E-Posta
| Ziyaretçi Defteri | Sizden Gelenler

Hazırlayan Vehbi AKŞİT

Kütahya-10.06.2004