|
HAC
hatıraları |
| Hac'da
kocasının elini tutan eşin söyledikleri |
2004 yılında Ankara 18. Kafile başkanı olarak yerine
getirdiğim hac vazifesi esnasında hacıları gözlemleme, dinleme imkanım oldu bol
bol..
Hac bambaşka bir alem... Bazen kendi köyünden, ilçesinden,
ilinden başka bir görmemiş nice insan uçaklara binerek, kafileler halinde hacca
gidiyor. Grup psikolojisi insanları çok etkiliyor. Bazı şeyler birbirinden
görerek takip ediliyor. Falan hacı yapmış, biz de yapalım. Falan hacı şunları
almış, biz de alalım diye...
İbadeti bazen askıya alıyor hacılar, kabe tavafından çok,
hacıların tabiriyle, çarşı tavafı yapılıyor...
İşte bir gün sabah namazına gitmek için Mesfele'den servis
otobüsüne binmiştim. Kabe'ye gelince, otobüsten indik. Şimdi yerine büyük
otellerin yapıldığı ecdadın yaptığı Ecyad kalesinin yıkıntıları arasında
ilerlerken, bir bayan kocasına şöyle diyordu.
- Bey seneye gene gelelim hacca... deyince kocası diyor ki:
- Hanım geldik işte. Seneye gelemeyiz. İkinci defa birlikte
gelmemiz zor dedi. Eşi de şöyle cevap verdi, kocasının elini tutmuş bir
vaziyette:
- Bu hac görevinde biliyor musun bunca yıldır evliyiz. İlk
defa el ele tutuşuyoruz .Benim bu çok hoşuma gitti. Şimdi biz köyde böyle gezsek
bize gülerler. değil mi? deyince hep beraber gülmeye başladılar.
Bazen örf ve adetler bizi öyle tesiri altına alıyor ki, ne
demek köyde el ele tutuşsak bize gülerler. Yani adam karısının elini
tutamayacak. Bu nasıl iş diye düşünmek gerekiyor.
Ama hacda "Aman hanım kaybolmasın, birbirimizden
ayrılmayalım" diye tutuluyor. Kabe'de tavaf esnasında kocasının gömleğinden
tutup da tavaf edenler nice bayanlar gördüm. Ama bir bayanın kocasının elinden
tutmasını özlediğini ifade eden güzel bir cümle yakalamış oldum.
|