Vehbi AKŞİT
, hayatı, eserleri, resimleri ve ilgileri...


 

 

 

 
 

 

 

VEHBİ AKŞİT KİŞİSEL WEB SİTESİ

Güzel Sözler

 
 

HASTA ZİYARETİ

 
 

Toplum halinde yaşayan insanların birbirlerine karşı bir takım sosyal vazifeleri vardır. Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde bunların bazılarını; “Selamı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazenin arkasından yürümek, davete icabet etmek ve aksırana; Allah merhamet etsin, demek” [1] şeklinde ifade buyurmuştur.

İnsan hayatında sevinçli ve neşeli günler kadar, kederli ve elemli günler de vardır. İnsanın sıhhati, zaman zaman bozulabilir ve hastalanabilir. Müslüman, başına gelen bu gibi musibetin Allah’tan geldiğine inanarak, sabır ve sebat göstermelidir. Birbirlerine karşı besledikleri sevgi ve merhamette bir vücudun organları gibi olan mü’minler, hasta kardeşlerini ziyaret edip, manevi yönden onu teselli etmelidirler. Cenab-ı Allah, “Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak, işte bunlar, amel defterleri sağdan verilenlerdir.[2] buyurmaktadır.

Hasta ziyareti, toplumda, yardımlaşma ve dayanışmanın çok güzel bir örneğidir. Peygamberimizin, “Bir müslüman, hasta müslüman kardeşini ziyaret ettiğinde, ziyaretinden dönünceye kadar cennet bahçesinde yaşar.”[3] şeklindeki sözlerine göre hareket eden müslümanlar, tarihleri boyunca bu sosyal görevi hakkıyla ifa etmişlerdir.

Mevlana’yı andığımız şu günlerde, Mesnevi’de geçen “Sağırın Hasta Ziyareti”isimli bölümü sizlerle paylaşmak ve Mevlana’yı bu vesile ile anmak istiyorum.

“İyi kalpli sağır adam, bir gün komşusunun hasta olduğunu öğrenir. Kendi kendine:

- Komşum hastalanmış. Onun ziyaretini yapmam, hal hatır sormam lazım. Ama ben sağır bir adamım, o da hasta, sesi çıkmaz. Zaten hastaya mâlum şeyler sorulur, mâlum cevaplar alınır. Ben nasılsınız diyeceğim, o iyiyim, teşekkür ederim, diyecek.... Ne yiyorsun desem, elbet bir yemek ismi söyleyecek, ben de afiyet olsun derim. Doktorlardan kim geliyor, diye sorarsam, bir doktor adı verecek. Ben de iyi doktordur derim, olur biter, diye düşünür. Hastayı ziyarete gider başucuna oturur:

-  Nasılsınız? diye hal, hatır sorar. Hasta inleyerek:

-  Ölüyorum! diye cevap verince sağır adam:

-  Oh oh, çok memnun oldum, diye karşılık verir. Hasta:

-  Bu ne demek, adam ölümüme memnun oluyorum diyor, diye kızar. Sağır tekrar sorar:

-  Ne yiyip, ne içiyorsun? Hasta kızgınlıkla:

-  Zehir!  der. Sağır onun bir yemek ismi söylediğini sanarak:

-  Afiyet olsun! diye karşılık verir. Hasta büsbütün çileden çıkmıştır. Sağır adam sormaya devam eder:

- Tedavi için doktorlardan kim geliyor? Hasta.

-  Hadi be defol!.. Azrail geliyor, diye cevap verir. Sağır:

-  Çok bilgin, tecrübeli bir doktor. İnşaallah yakında bir çaresini bulur,  deyince hasta dayanamaz:

-  Kahrol!...diye bağırır. Sağır ise komşuluk hakkını yerine getirdiği için  çok memnun ayrılır.

          Mevlana bize şunu anlatmak istiyor: Sağırın yaptığı bu kıyas yüzünden on yıllık dostu ve hal-hatır sorması hiç olup gitti. Senin duygu kulağın sığırsa, gönül kulağın açık olmalı. Gönül kulağı, her şeyi duyar, işitir.(Beyit: 3393-3395)

            Cenab-ı Allah’tan hepimize sıhhat ve afiyet diler, hastalarımıza acil şifalar bahşetmesini niyaz ederim.

Cumanız mübarek olsun.


[1] Nevevi, Riyazü’s-Salihin Trc. C.2, s. 260.

[2] Beled Suresi, ayet,:17, 18.

[3] Müslim, Birr, 41.

 

     

 

KÜTAHYA EKSPRES GAZETESİNDE ÇIKAN YAZILARIM

 

 

 

 

 

 

27.12.2002

 

 

 

 


2001-2007©  Adres: İl Müftülüğü 43020 KÜTAHYA E-Posta: vehbiaksit@hotmail.com