Yaşlı bir
hanım Rasülullah’ı ziyarete
gelmişti. Gariptir ki Rasulullah,
kadınların köle gibi alınıp
satıldığı, insan yerine konmadığı
bir dönemde bu yaşlı hanımı ayakta
karşıladı. Bununla kalmadı,
sırtından cübbesini çıkarıp yere
sererek buyur etti. Birlikte oturup
bir miktar sohbet ettikten sonra
yaşlı hanım kalkıp gitti. Meçhul
hanıma karşı Rasulullah’ın bu
hürmetini gören Hz. Aişe (r.a.)
validemiz sordu:
- Kimdir bu kadın ki, ona karşı
ayağı kalktın, sırtındaki ridanı
çıkarıp altına serdin? Cevap şöyle:
- Bu hanım, Hatice ayakta iken
yanına gelir, ona dostluk eder,
yardımda bulunurdu!
Bunu biraz daha fazla değer verme
şeklinde anlayan Aişe validemiz
şöyle karşılık vermekten kendini
alamaz:
- Ya Rasulüllah, Allah sana o yaşlı
hanımdan daha hayırlısını vermedi
mi? Aişe validemiz der ki:
Bu sözün üzerine sertleşen
Rasulullah buyurdu ki:
- Hayır Ya Aişe! Rabbime yemin
ederim ki, bana ondan daha iyisini
vermedi.
- Bu iyiliğin sebeplerini de şöyle
açıklar Efendimiz:
- Çünkü insanlar beni inkar ederken
o, ikrar edip inandı.
-
Herkes beni maruz kaldığım yalnızlık
içinde terk ederken o, sadece
nefsiyle değil malıyla da
destekledi, bu uğurda maddi
varlığını da feda etmekten asla geri
durmadı. Bana her türlü şart içinde
sahip çıktı. Üstelik benim bütün
çocuklarım da ondan oldu!
Birbirine saygılı, birbirini koruyan
ve iyi anlayan eşler, dünya
nimetlerinin en yüksekliğine ulaşmış
sayılırlar. İnsan her şeyden önce
eşinden destek alır. Ona güvenir ve
onunla birlikte hayatın güçlüklerine
göğüs gerer.
Bütün yuvalara huzur
dileklerimizle...