Muaz İbn Cebel el-Ensarî
hazretleri anlatıyor: Hz.
Peygamber (s.a.v.)
buyurdular ki: “Kimin
(hayatta söylediği) en
son sözü Lâ ilâhe
illallah olursa cennete
girer.”
AÇIKLAMA:
İslam uleması, bu ve
benzeri hadislerde
zikredilen “La ilahe
illallah” tabirinden
maksadın kelime-i
şehadet olduğunu
belirtirler. Yani kişiyi
kurtuluşa götürecek şey
sadece Allah’ın
birliğini te’yid
değildir. Buna
Muhammedu’r-Rasülullah
cümlesi de dahil
olmalıdır. Bunlar,
birini diğerinden
ayırmak mümkün olmayan
bir bütün teşkil
ederler.
Münavi, ölüm anında, her
çeşit dünyevi ve nefsani
arzuların sönmüş olması
sebebiyle, kelime-i
şehadeti teleffuzun
ihlaslı, içten gelerek
olacağını, bu sebeple
Allah tarafından kabul
göreceğini belirtir.
Bu çeşit müjdeli
hadisler, ibadeti,
tevbeyi sona bırakmayı
gerektirmez. Kulluk
edebi her an samimi
olarak Allah’a ilticayı
amirdir. Ayrıca nasıl
bir son bizi
beklemektedir. Normal
yaşlanarak, şuuru
yerinde olarak can
verebilecek miyiz, yoksa
beklenmedik bir yaşta,
hiç umulmadık bir anda
mı ölüm yakalayıverecek?
Günümüzde inanan pek çok
insan gençlik gafletiyle
şeytanın iğvasına
kapılır. İbadeti,
tevbeyi ihtiyarlığa
bırakır. Son nefeste
ihlasla yapılacak
tevbenin, teleffuz
edilecek kelime-i
şehadetin yetebileceği
söylenir.
Bektaşivari sözlerle
kendini oyalayan
nicelerinin umulmadık
kazalar kurban gittiğini
görmekteyiz.
Şunu da unutmamak
gerekir, bu çeşit
hadisler, kişinin eksik
bıraktığı ibadetler, kul
hakkıyla ilgili günahlar
sebebiyle mâruz
kalınacak azabtan
garanti vermiyor.
“Cennete girmek”
garantisi veriyor. Ehl-i
Sünnet akidesi, az da
olsa, bir hayır yapan
mü’minin, cezasını
çektikten sonra cennete
gideceğini kabul eder.
Mü’min olarak kabre
giren bir kimse ebedi
olarak cehennemde
kalmayacaktır.
“La ilahe illallah” ın
manasını anlamak
lâzımdır. Allah’tan
başka hiçbir kanun
koyucu, terbiye eden
hiçbir kimseyi tanımamak
demektir. La ilahe
illallah kuru bir söz
değildir. Bir inancım,
mücadelenin sloganı,
parolasıdır. Ne mutlu
gönülden, yürekten “La
ilahe illallah”
diyebilene!..
Cumanız Mübarek Olsun