Vehbi AKŞİT
, hayatı, eserleri, resimleri ve ilgileri...


Ana Sayfa

Sayfanın Amacı

Çalışmalarım

Makaleler

Merhaba Gazetesi

Kütahya Ekspres

Konferanslar

Vaazlar

Hutbeler

Hazırladığım İnternet Siteleri


E-Posta

Ziyaretçi Defteri

 

 

 

 
 

 

VEHBİ AKŞİT KİŞİSEL WEB SİTESİ

Güzel Sözler

 

AMELDE ORTA YOL

 

                                                                                                          

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Hazreti Peygamber (s.a.v.)’in zevcelerinin hâne-i saâdetlerine bir grup erkek gelerek Rasulullah (s.a.v.)’in (evdeki) ibadetinden sordular. Kendilerine sordukları husus açıklanınca sanki bunu az bularak: “Rasülullah (s.a.v.) kim, biz kimiz? Allah onun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir (bu sebeple ona az ibadet de yeter) dediler. İçlerinden biri: “Ben artık hayatım boyunca her gece namaz kılacağım” dedi. İkincisi “Ben de hayatımca hep oruç tutacağım, hiçbir gün terk etmeyeceğim” dedi. Üçüncüsü de: “Kadınları ebediyen terk edip, onlara hiç temas etmeyeceğim” dedi. (Bilâhere durumdan haberdar olan) Peygamber (s.a.v.) onları bularak:

“Sizler böyle böyle söylemişsiniz, halbuki Allah’a yemin olsun Allah’tan en çok korkanınız ve yasaklarından en fazla kaçanınız benim. Fakat buna rağmen, bazen oruç tutar, bazen yerim; namaz kılarım, uyurum da; kadınlarla beraber de olurum (Benim sünnetim budur), kim sünnetimi beğenmezse benden değildir” buyurdu. (Buhari, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5; Nesâî, Nikâh 4.)

İbni Hacer’in kaydına göre, Rasülullah (s.a.v.)’in ahiretle ilgili korkutucu bir va’z ve nasihatinden sonra, Ashabtan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, İbni Mes’ud, Ebu Zerr gibi Sahabiler Osman İbni Mez’un (r.a.) evinde toplanırlar. Ahiretlerini kurtarmak için almaları gereken tedbirleri konuşurlar ve “Gündüzleri hep oruç tutmak, geceleri namaz kılmak, yatakta yatmamak, et yememek, kadınlara temas etmemek ve kendilerini iğdiş etmek” hususunda ittifakla karar alırlar.

İbni Hacer’in açıkladığı üzere, bu mübalağadan maksat, mağfiret edildiklerine dair, garantiye sahip olmayınca, çokça ibadet yapmakla mağfireti garantilemektir. Çünkü dünyadan el-etek çekip kendilerini tam olarak ibadetlere verdikleri takdirde mağfirete uğrayacaklarına inanmışlardı.

Hadiste geçen: “Kim sünnetim beğenmezse benden değildir” ibaresi, kendi kanaatimize göre daha üstün bir dindarlık, farklı bir ibadet hayatı çıkaramayacağımızı ifade eder. “Benden değildir” sözü,  “benim dinimdir değildir” demektir. Kişi makbul bir te’ville bu davranışa girdiği takdirde, bu ifade onun dinden çıkmasını gerektirmez ise de kendi yaptığı daha üstün görmek gibi bir inanca saplanmış ise bu durumda “Benden değildir” sözü küfre atan bir itikadı dile getirmiş olur.

Rasulullah’ın yaptığı ibadetlerin yanında, kendi ibadetlerini az gören sahabilere karşı takınılan bu tavır, her şeyin orta yolu takip etmek olduğunu göstermiştir. Bizim üzerimizde hanımımızın, dedemizin ve çoluk çocuğumuzun hakları vardır.

O halde bu durumu göz ardı etmeyelim. Allah’ın sevdiği bir kul, Rasulullah’ın şefaatine nail olacak bir ümmet olmak istiyorsak bu tavsiyelere uymalı ve orta yolu takip etmeliyiz.

Cumanız Mübarek Olsun

 

     

 

 

 

 

 

 

 

 

07.03.2003

 

 

 

 


2001-2004©  Adres: İl Müftülüğü 43020 KÜTAHYA E-Posta: vehbiaksit@hotmail.com